Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Gayrimenkul değerleme süreçlerinde taşınmazın fiziksel özelliklerinden konumuna, bölgesel piyasa koşullarından...
- • Gayrimenkul piyasasındaki fiyat hareketleri, aynı bölge içinde dahi görülebilen farklılaşmalar ve değerlendirm...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Gayrimenkul değerleme süreçlerinde taşınmazın fiziksel özelliklerinden konumuna, bölgesel piyasa koşullarından benzer nitelikteki taşınmazların fiyatlarına kadar çok sayıda değişkenin birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Tapu, ruhsat ve imar evraklarinin incelenmesi, emsal araştırması, saha faaliyetlarının yürütülmesi ve hazırlanan raporların kontrol edilmesi de sürecin temel aşamaları arasında yer alıyor.
Gayrimenkul piyasasındaki fiyat hareketleri, aynı bölge içinde dahi görülebilen farklılaşmalar ve değerlendirmeye konu olan veri miktarının artması, doğru ve güncel bilgiye erişimin önemini artırıyor. Bu durum, uzman deneyiminin yanı sıra verilerin sistemli biçimde toplanmasını, karşılaştırılmasını ve kayıt altına alınmasını da gerekli kılıyor.
Sektörde verinin giderek daha belirleyici hale geldiğini belirten Creative Solution CTO’su Zafer Çalık, “Bir taşınmazın değerini belirlerken yalnızca metrekaresine veya bulunduğu bölgedeki ortalama fiyatlara bakmak yeterli değil. Taşınmazın hukuki durumu, fiziksel özellikleri, çevresindeki durumler, kullanım biçimi ve karşılaştırılabilir emsaller gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Veri miktarı arttıkça bu bilgilerin doğru biçimde sınıflandırılması ve anlamlandırılması da değerleme sürecinin önemli bir parçası haline geliyor.” dedi.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Yapay zekâ ve veri analitiği teknolojileri, farklı kaynaklardan elde edilen bilgilerin daha kısa sürede karşılaştırılmasını ve tekrarlayan işlemlerin otomatikleştirilmesini mümkün kılıyor. Özellikle belge inceleme, emsal analizi, saha verilerinin kaydedilmesi ve rapor kontrolleri gibi aşamalarda kullanılan dijital sistemler, süreçlerin daha bütünlüklü yönetilmesine yardımcı oluyor.
Bununla birlikte gayrimenkul değerleme yalnızca matematiksel hesaplamalara dayanmıyor. Taşınmazın kendine özgü özelliklerinin, bölgesel koşulların ve piyasa dinamiklerinin yorumlanmasında değerleme uzmanlarının bilgi ve deneyimi önemini koruyor.
Çalık, yapay zekânın değerleme sektöründeki rolüne ilişkin, “Yapay zekâ, büyük miktardaki veriyi işleme, benzerlikleri karşılaştırma ve olası tutarsızlıkları belirleme konusunda uzmanlara önemli bir destek sunuyor. Ancak teknolojinin ürettiği her çıktı, gayrimenkulün kendi koşulları ve uzman görüşüyle birlikte ele alınmalı. Bu nedenle yapay zekâyı değerleme uzmanının yerine karar veren değil, karar sürecini daha fazla veriyle destekleyen bir araç olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
Teknolojinin sektöre bir diğer katkısı da değerleme sürecinin farklı aşamalarını izlenebilir hale getirmesi. Dijital kayıt altyapısı sayesinde hangi verinin ne zaman toplandığı, evraklarin hangi kriterlere göre incelendiği ve raporun hangi kontrollerden geçtiği daha sistemli biçimde takip edilebiliyor. Bu yapı, kurumsal hafızanın korunması ve benzer işlerde ortak standartların uygulanması açısından da önem taşıyor.
Creative Solution tarafından geliştirilen Sayısal Akıllı Değerleme Süreç Yönetim Sistemi (SADES), değerleme faaliyetlarının farklı aşamalarını desteklemek amacıyla Değer, Vira, 360 ve Radar olmak üzere dört modülden oluşuyor.
SADES Değer, yapay zekâ destekli değer tahminleme ve emsal analiziyle uzmanların değerlendirmelerinde kullanabileceği referans çıktıları oluşturuyor. SADES Vira, tapu, ruhsat ve imar evraklarini doğal dil işleme teknolojileriyle analiz ederek belge inceleme aşamasına destek sağlıyor. SADES 360; mobil saha verisi toplama, mekânsal analiz ve dijital kayıt özellikleriyle saha faaliyetlarından elde edilen bilgilerin ortak bir sistemde tutulmasına yardımcı oluyor. SADES Radar ise hazırlanan raporları banka kriterleri ve tanımlanmış süreç standartları doğrultusunda inceleyerek eksik, tutarsız veya riskli olabilecek alanları belirliyor.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Çalık, SADES’in geliştirilme yaklaşımını şöyle anlattı, “Değerleme sürecinde emsal araştırması, belge inceleme, saha faaliyetsı ve rapor kontrolü birbirini tamamlayan aşamalar. SADES modüllerini bu aşamalardaki farklı ihtiyaçları dikkate alarak geliştirdik. Buradaki temel amacımız, uzmanların kullandığı verileri tek bir yapı içinde daha kolay takip edebilmesine ve tekrarlayan işlerin teknoloji desteğiyle yürütülmesine katkı sağlamak. Teknoloji geliştikçe değerleme sektöründe hız kadar verinin güvenilirliğinin, izlenebilirliğinin ve doğru yorumlanmasının da önemi artacak.” dedi.