Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda arz güvenliğinin ülkeler için milli güvenlik meselesi haline geldi...
- • Yumaklı, Rusya'da gerçekleştirdiği resmi temasların ardından AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda arz güvenliğinin ülkeler için milli güvenlik meselesi haline geldiğini belirterek, bu nedenle tarım diplomasisinin klasik diplomasi anlayışının ötesine geçtiğini söyledi.
Yumaklı, Rusya'da gerçekleştirdiği resmi temasların ardından AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki çatışmaların gıda ve tarım güvenliğine etkileri hakkında soruları yanıtlayan Yumaklı, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu tarımsal girdilerin tedariki için farklı ülkelerle görüştüğünü, gıda ihtiyacı bulunan ülkelere sağlayabileceği ürünler konusunda da temas yürüttüğünü anlattı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Yumaklı, "Tarım diplomasisi artık bildiğimiz, herkesin kafasında oluşmuş imajıyla klasik bir diplomasi olmaktan çıktı. Ülkelerin gıda arz güvenliği, milli güvenlik meselesi olarak artık gündeminde. Dolayısıyla bizim bunu yapmamız gerekiyor." dedi.
Geçen yıl Çin'e, bugün de Rusya'ya birer günlük ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yumaklı, "Önemli olan burada zaman değil. Önemli olan bunun doğru planlamasını yapıp muhataplarınızla mutabakata varabilmeniz." diye konuştu.
Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası diplomasideki ağırlığının bu temaslarda kolaylaştırıcı bir etken olduğunun altını çizdi.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
? Rusya sınırında bekleyen domateslerin Rusya'ya girişi başladı
Moskova'da düzenlenen 2. Uluslararası Veteriner Güvenliği Forumu'na katıldıktan sonra Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ve beraberindeki heyetle görüştüklerini bildiren Yumaklı, iki ülke arasındaki tarım ve gıda ticaretinde yaşanan sorunları ele aldıklarını söyledi.
Görüşülen konuların büyük bölümünde mutabakat sağlandığını belirten Yumaklı, "Şu an sınırda bekleyen domatesler konusu vardı. Bunun çözülmesiyle ilgili mutabakat sağlandı ve girişler başladı." dedi.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Bitki sağlığı ve karantina işlemleriyle ilgili sorunlarda da iki ülkenin ekiplerinin iletişim içinde hareket etmesi konusunda anlaştıklarına dikkati çeken Yumaklı, bunun, karşılıklı ithalat ve ihracatta ortaya çıkan sorunların ticareti durdurmadan çözülmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.
Görüşmelerin, Türkiye ile Rusya'nın ilişkilerini daha ileri taşıma iradesini teyit ettiğini dile getiren Yumaklı, mevcut sorunların kısa sürede çözülmesi bakımından temasların olumlu sonuçlar doğurduğunu anlattı.
?Gübre için Türkiye'de görüşme planlanıyor
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Rusya ile gübre tedarikini de ele aldıklarını belirten Yumaklı, Türkiye'ye yönelik gübre sevkiyatında bu yıl herhangi bir sınırlama olmayacağını daha önce açıkladıklarını anımsattı.
Yumaklı, iki ülkenin ilgili kurum ve şirketlerinin gübre konusunu görüşmek üzere 25 Ekim'de Türkiye'de bir araya gelmesinin planlandığını bildirdi.
"Bütün amacımız dünyadaki konjonktürün Türkiye'deki bitkisel üretimi herhangi bir şekilde olumsuz etkilememesi." diyen Yumaklı, gübrenin üretim açısından önemine işaret etti.
Yumaklı, "Bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da üreticilerimizin gübre başta olmak üzere tarımsal girdilerde herhangi bir problem yaşamaması için gayret içerisindeyiz. Ülkelerle çok sıkı diyaloğumuz var." ifadelerini kullandı.
-? ?"12 Gün Savaşı bize ilk sinyali vermişti"
Geçen yıl yaşanan "12 Gün Savaşı"nın tedarik riskleri konusunda ilk sinyali verdiğini söyleyen Yumaklı, körfez bölgesindeki gelişmelerin başta enerji olmak üzere tarımsal girdileri etkilediğini anlattı. Yumaklı, gübre konusunda ilk adımlarının ihracata ilişkin dış ticaret tedbirleri almak olduğunu belirtti.
Yumaklı, daha sonra antrepolardaki ürünlerin Türkiye'deki üreticilerin kullanımına sunulması için Ticaret Bakanlığı ile birlikte tedbirler aldıklarını dile getirdi.
Bölgedeki sorunların uzamasının ülkeler arasındaki ticareti ve stratejik ürünlerle girdilerin dolaşımını zorlaştırdığına işaret eden Yumaklı, taşıma maliyetlerinin de ciddi biçimde arttığına dikkati çekti.
Yumaklı, bölgenin petrol ve doğal gaz üretimi ile tedarikindeki ağırlığının bu etkileri artırdığını kaydetti.
Türkiye'nin hangi alanlarda darboğazla karşılaşabileceğini sürekli gözden geçirdiklerini anlatan Yumaklı, "Böyle bir şeyin olmaması için bütün tedbirlerimizi aylar öncesinden alıyoruz. Farklı ülkelerle tedarik konusunda görüşmeler yapıyor, anlaşmalar ve mutabakatlar sağlıyoruz. Buna devam edeceğiz." dedi.
Yumaklı, bu tedbirleri alma imkanı bulunmayan, özellikle temel gıda ürünlerine ihtiyaç duyan ülkelerin daha zor durumda kalabileceğine dikkati çekerek, Türkiye'nin tedarik edebileceği ürünler konusunda ihtiyaç sahibi ülkelerle görüşmeyi sürdüreceğini belirtti.
Veteriner Güvenliği Forumu'nu da değerlendiren Yumaklı, geçen yılki foruma davet edildiğini ancak katılma imkanı bulamadığını, bu yıl ise Türkiye'nin hayvan hastalıklarıyla mücadeledeki deneyimlerini diğer ülkelerle paylaşabildiklerini anlattı.
Hayvan hastalıklarından kaynaklanan ekonomik kayıpların ülkeler için büyük sorun haline geldiğini belirten Yumaklı, özellikle büyükbaş ve kanatlı hayvan hastalıklarının ciddi zararlara yol açtığını, hastalıkların ülkeler arasında hızla yayılabildiğini söyledi.
Türkiye'de geçen yıl SAT-1 serotipindeki şap hastalığının yaklaşık 60 yıl sonra yeniden görülmesini örnek gösteren Yumaklı, "Bu konularda çok ciddi bir tedbir düzeyi oluşturmak gerekiyor. Bu da sadece ulusal tedbirlerle olabilecek bir şey değil. Uluslararası tedbirlerin ülkelerin dayanışmasıyla birlikte alınması gerekir." ifadelerini kullandı.
Forumun ülkeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımı açısından önemli olduğunun altını çizen Yumaklı, diğer katılımcıların da hayvan hastalıklarına karşı yapılması gerekenleri kendi deneyimleri doğrultusunda anlattığını kaydetti.