Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • BEİJİNG/İSTANBUL, 28 Ekim (Xinhua) -- Çin'deki Kuzeybatı Üniversitesi'nde Türkiye üzerine çalışmalar yürüten a...
- • Zhang, iki ülkenin kendi koşullarını göz önünde bulundurarak birbirlerinin kalkınma deneyimlerinden yararlanma...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
BEİJİNG/İSTANBUL, 28 Ekim (Xinhua) -- Çin'deki Kuzeybatı Üniversitesi'nde Türkiye üzerine çalışmalar yürüten akademisyen Zhang Xiangrong, Uzun Yürüyüş ruhunun temsil ettiği kararlılık, gerçekçi yaklaşım ve yeni yollar arama anlayışının, Çin ve Türkiye'nin modernleşme süreçleri ile karşılıklı deneyim paylaşımı açısından önemli dersler içerdiğini belirtti.
Zhang, iki ülkenin kendi koşullarını göz önünde bulundurarak birbirlerinin kalkınma deneyimlerinden yararlanması ve ortak sorunlarla mücadelede işbirliğini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
Çin Komünist Partisi (ÇKP) liderliğindeki Kızıl Ordu, Çin devrimi sırasında ağırlıklı olarak çiftçi ve işçi ailelerinden gelen askerlerden oluşuyordu. Kızıl Ordu, 1934-1936 yılları arasında Kuomintang (Milliyetçi Parti) güçlerinin kuşatmasını kırmak amacıyla 12.500 kilometreye varan bir yürüyüş gerçekleştirdi. Bu tarihi yolculuk daha sonra Uzun Yürüyüş olarak anılmaya başlandı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Uzun Yürüyüş ruhunun yalnızca Kızıl Ordu'nun zorlu koşullar altında gösterdiği kararlılığı değil, aynı zamanda ağır yenilgilerin ardından şartları yeniden değerlendirerek strateji değiştirme ve yeni bir yön belirleme becerisini de yansıttığını ifade eden Zhang, bu deneyimlerden çıkarılan derslerin günümüz Çin'inin modernleşme sürecinde de kendini gösterdiğini söyledi.
Uzun Yürüyüş ruhunun günümüz Türkiye'si açısından taşıdığı öneme de değinen Zhang, Türkiye'nin de zorlu koşullar altında kendi kalkınma yolunu arama konusunda tarihsel bir deneyime sahip olduğunu belirtti. Zhang, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde yürütülen Milli Mücadele ile Cumhuriyet'in kuruluşunun ardından gerçekleştirilen reformların, Türkiye'nin modernleşme sürecinde önemli dönüm noktaları olduğunu ifade etti.
Zhang, "Çin ve Türkiye'nin jeopolitik koşulları, tarihsel gelenekleri, toplumsal yapıları ve ekonomik gelişmişlik düzeyleri farklı. Bu nedenle iki ülkenin tamamen aynı kalkınma yolunu izlemesi mümkün değil" dedi. Çin'in kalkınma deneyimlerinin doğrudan Türkiye'ye uygulanamayacağını belirten Zhang, buna karşın Çin'in de Türkiye'nin modernleşme deneyimlerinden çıkarabileceği pek çok ders olduğunu söyledi.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
İki ülkenin sanayi, teknolojik yenilik ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi gibi alanlarda deneyim paylaşımını artırabileceğini belirten Zhang, Çin ve Türkiye'nin birbirlerinin başarılarının yanı sıra kalkınma süreçlerinde karşılaştıkları sorunlardan da ders çıkarabileceğini ifade etti.
Zhang, "Her ülkeye uygun tek bir modernleşme modeli yok. Ülkeler birbirlerinin kalkınma deneyimlerinden yararlanabilir ancak kendi koşullarına göre seçimler yapmalıdır" dedi.
Gençler arasındaki etkileşimin yanı sıra tarih ve kültür alanlarındaki alışverişin önemini de vurgulayan Zhang, Çin ile Türkiye arasında üniversiteler arası işbirliğinin, dil eğitiminin ve öğrenci değişim programlarının daha da geliştirilebileceğini belirtti. Zhang, ortak araştırmalar ve akademik etkinliklerin iki ülke gençlerinin birbirlerini daha yakından tanımasına katkı sağlayacağını söyledi.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Zhang, "Doğrudan deneyimler, iki ülkenin gençlerinin birbirlerini daha iyi tanımasını sağlar. Medeniyetler arası karşılıklı öğrenmenin değeri ise somut anlayış ve işbirliğine dönüşmesinde yatar" dedi.