Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • (ANKARA) - BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Doğu Türkistan 'Kızıl Çin' tarafından işgal edilmiş Türk toprağ...
  • • Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısındaki konuşmasına 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

(ANKARA) - BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Doğu Türkistan 'Kızıl Çin' tarafından işgal edilmiş Türk toprağıdır, Türk yurdudur, Türk vatanıdır. Doğu Türkistan Çin'in toprağı değildir, Çin'in bir parçası değildir. İşgalle, zulümle, kanla, zorla el konulmuştur. ve orada Türk varlığı her türlü asimilasyona ve soykırıma maruz kalmıştır, kalmaya da devam etmektedir. Herkes sussa biz susmayız. Doğu Türkistan Türk'tür, Türk kalacaktır" dedi.

Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısındaki konuşmasına 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak başladı. Destici "29 Ekim 1923 yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı değil, Milli Mücadele ile kazanılan istiklalin millet egemenliğiyle taçlandırıldığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Cumhuriyet hiçbir zümrenin, hiçbir siyasi anlayışın, hiçbir toplumsal kesimin tek başına sahiplenebileceği bir miras da değildir. Cumhuriyet, Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşlarının ve Türk milletinin ortak değeridir, ortak kazanımıdır ve ortak kazanımı olarak da dünya var oldukça devam edecektir" diye konuştu.

"YENİ ANAYASAYA KARŞI ÇIKANLAR KENDİLERİNİ CUMHURİYETİN SAHİBİ OLARAK GÖRENLERDİR"

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Destici, darbeler döneminin geride bırakıldığını ifade ederek, "İnşallah Türkiye bir daha ne bir askeri darbe ile ne postmodern darbelerle ne de 15 Temmuz'da olduğu gibi bir grubun darbesiyle ya da darbe girişimleriyle karşı karşıya kalmaz" dedi.

Ancak bunun temenniden öte bir sistemle de sağlamlaştırılması gerektiğini söyleyen Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2017 referandumu ve sistem değişikliği, başkanlık sistemine geçiş aslında bir yönüyle de bu saikle yapılmıştır. Yani siyasi istikrarı sağlama ve milletin seçtiklerinin, gerçekten milli iradenin tam anlamıyla temsilcisi olarak, milli iradenin üstünde hiçbir vesayet odağına fırsat vermeden, güç addetmeden devletin ve ülkenin yoluna devam etmesidir. Elbette ki eksiklikler vardır, noksanlıklar vardır. Bunun yolu da Türkiye'nin darbeciler tarafından yaptırılan 1982 Anayasası'ndan kurtulması ve tamamen milli iradenin istediği doğrultuda; yeni, sivil, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan, vatandaşlar arasında tam anlamıyla eşitliği sağlayacak olan yeni bir anayasa yapılmasından geçmektedir. BBP olarak kurulduğumuz günden bu yana hep yeni anayasayı savunduk, bugün de savunuyoruz. Yeni anayasaya fırsat vermeyenlerin ya da Türkiye'de yeni anayasa yapılmasına hep engel çıkaranların baktığımızda kendilerini cumhuriyetin sahibi gibi görenler olduğuna şahitlik etmekteyiz. Bu da büyük bir tezattır. Bunu da bir kere daha milletimizin takdirine sunuyoruz."

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

"TÜRK PARLAMENTOSU MUTLAKA KURULMALIDIR"

Destici, Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin asil üye olarak Türk Devletleri Teşkilatı'nda yer almasını arzuladıklarını belirterek, Türkiye'nin birliği, temel ilkeler ve hedefler başlıklı vizyon belgelerinde konuya ilişkin değerlendirmede bulunduklarını anlattı. Destici, şöyle devam etti:

"Vizyon belgemizde bu yapıyı Türk Devletleri Teşkilatı Divanı olarak adlandırdık. Bu yapı asla sembolik olmamalıdır. Şu anda sembolik bir yapı vardır ama baktığımız zaman işlevselliğinin çok da olmadığını görmekteyiz. Aynı şekilde Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi TürkPA'nın zaman içinde daha güçlü yetkilere ve temsil kabiliyetine sahip bir Türk dünyası parlamentosuna dönüştürülmesini savunuyor ve teklif ediyoruz.

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

Tıpkı Avrupa Parlamentosu gibi benzer bir Türk Parlamentosu mutlaka ama mutlaka kurulmalıdır. Elbette bu adımlar kardeş ve soydaş devletlerin eşitliği, egemenlik hakları ve ortak mutabakatları çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Türk dünyasının geleceği yalnızca diplomatik toplantılarda değil; üretimde, ticarette, bilimde ve teknolojide kurulmalıdır.

"ZENGEZUR KORİDORU'NUN HALA TAM MANASIYLA AÇILMAMIŞ OLMASINI KABUL ETMİYORUZ"

Hazar'ın iki yakasını birbirine bağlayan ulaştırma hatları, ortak enerji projeleri, savunma yatırımları ve ticaret koridorları çok daha büyük bir ekonomik bütünleşmenin imkanlarını sunmaktadır. Türk dünyasının zenginliği yalnızca sahip olduğu kaynaklarda değil, bu kaynakları birlikte değerlendirebilme kabiliyetindedir. Zengezur Koridoru'nun hala tam anlamıyla açılmamış olması, Ermenistan'ın Türk dünyasının birleşmesi ve bütünleşmesi önünde hala engel teşkil etmesi; Rusya'nın, ABD'nin burada Türk devletlerinden daha çok söz sahibi gibi görünmesini asla kabul etmiyoruz ve reddediyoruz. Bu konuda Türk Devletleri Teşkilatına üye bütün ülkelerin, Türk devletlerinin büyük bir kararlılık ortaya koyarak bu işi çözmesini ümit ettiğimizi ve bir an önce çözülmesi gerektiğini de buradan açıkça ifade ediyoruz."

Süreç Nasıl İlerleyecek?

"BBP OLARAK ORTAK ALFABE ÇALIŞMALARININ İLERLETİLMESİNİ KIYMETLİ GÖRÜYORUZ"

BBP'nin uzun zamandır savunduğu ve dile getirdiği 'Türk Kart' vizesi ve Türk soy vatandaşlığı teklifleri de bu düşüncenin ürünüdür. Kardeş ve soydaş ülkelerin vatandaşları arasında seyahati, eğitimi, çalışmayı ve karşılıklı yerleşmeyi kolaylaştıracak hukuki düzenlemelerin ilgili devletlerin mutabakatıyla hayata geçirilmesini arzu ediyor ve bekliyoruz.

BBP olarak ortak alfabe çalışmalarının ilerletilmesini, kardeş Türk lehçelerinin eğitim kurumlarında öğretilmesini, üniversiteler arasında öğrenci ve akademisyen değişiminin yaygınlaştırılmasını da son derece kıymetli görüyoruz. Merhum İsmail Gaspıralı'nın bir asrı aşkın süre önce ortaya koyduğu 'dilde, fikirde, işte birlik' ülküsü bugün artık somut bir çalışma programına dönüşmelidir. Dilde birlik birbirimizi anlayabilmektir. Fikirde birlik ortak meselelerimiz karşısında birlikte düşünme ve birlikte çözümler üretebilmektir.

"DOĞU TÜRKİSTAN ÇİN TOPRAĞI DEĞİL, İŞGALE UĞRAMIŞ TÜRK TOPRAĞIDIR"

Elbette bu büyük coğrafyada yaşayan soydaşlarımızın hakları, kültürel varlıkları ve gelecekleri de ortak duyarlılığımız olmaya devam edecektir.

Doğu Türkistan'daki soydaşlarımızın temel hak ve özgürlükleri, bağımsızlığı bizim için esastır; çünkü Doğu Türkistan 'Kızıl Çin' tarafından işgal edilmiş Türk toprağıdır, Türk yurdudur, Türk vatanıdır. Doğu Türkistan Çin'in toprağı değildir, Çin'in bir parçası değildir. İşgalle, zulümle, kanla, zorla el konulmuştur. ve orada Türk varlığı her türlü asimilasyona ve soykırıma maruz kalmıştır, kalmaya da devam etmektedir. Herkes sussa biz susmayız. Doğu Türkistan Türk'tür, Türk kalacaktır. ve gün gelecek, geçmişte olduğu gibi bağımsız olarak yoluna devam edecektir.

Aynı şekilde Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığı ve egemen eşitliği ile Türk dünyasının farklı bölgelerindeki kardeşlerimizin meseleleri uluslararası hukuk ve diplomasi zemininde kararlılıkla takip edilmelidir ve edilecektir. Bu meselelerde kardeş ve soydaş devletler arasında daha güçlü bir istişare ve dayanışma anlayışının gelişmesini de bekliyoruz.

Ankara Zirvesi'nin başarısı yalnızca yayımlanacak bildirilerle değil, alınacak kararların hayata ne ölçüde geçirileceği ile de ilgili olarak değerlendirilmelidir. Türkiye'nin üstleneceği dönem başkanlığının bu bakımdan önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Biz Türk dünyasının yalnızca aynı masada buluşmasını değil, ortak hedefler doğrultusunda birlikte karar alıp birlikte yürümesini istiyoruz."

Destici, açıklamalarının ardından Muğla'da farklı partilerden BBP'ye üye olan 110 kişiyi temsilen 10 kişiye rozet taktı.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.