Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Yatırımcıların en büyük hatalarından biri, hızla yükselen hisselerin aynı performansı uzun seneler sürdüreceği...
- • Araştırmaya göre son 100 yılda ABD borsasında işlem gören 29 binden fazla şirketin büyük bölümü yatırımcıların...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Yatırımcıların en büyük hatalarından biri, hızla yükselen hisselerin aynı performansı uzun seneler sürdüreceği beklentisi oluyor. Fakat New York Times'ın yer verdiği kapsamlı bir akademik araştırma, tarihin en büyük borsa yükselişlerinin aynı zamanda en büyük servet kayıplarına da zemin hazırlayabildiğini ortaya koydu.
Araştırmaya göre son 100 yılda ABD borsasında işlem gören 29 binden fazla şirketin büyük bölümü yatırımcılarına beklenen getiriyi sağlayamadı. Hatta hisselerin yüzde 96'sından fazlası, risksiz yatırım aracı olarak kabul edilen kısa vadeli ABD Hazine bonolarının getirisini dahi aşamadığı ortaya çıktı.
Yapılan çalışmada, yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği dönemlerde astronomik değerlemelere ulaşan birçok şirketin ilerleyen yıllarda milyarlarca dolarlık servetin buharlaşmasına neden olduğu aktarıldı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Son yüzyılın yatırımcılarına en fazla servet kaybettiren şirketler arasında şu ifadeler yer verdi:
Özellikle internet balonunun yaşandığı dot-com döneminde hızla yükseliş gösteren teknoloji şirketleri ile 2008 küresel finans krizinden önce büyük değer kazanan bazı finans kuruluşları, daha sonra yatırımcılarına ağır kayıplara uğrattı.
Yapılan araştırma, son yılların en dikkat çekici yatırım temalarından biri olan elektrikli araç sektörünün de benzer bir tablo gösterdiğini ortaya koydu.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
ABD'li elektrikli araç üreticisi Rivian, Kasım 2021'de gerçekleştirdiği halka arz sonrasında ulaştığı yüksek piyasa değerine rağmen beklentileri karşılayamadı. Şirket hisseleri, 2025 yılı sonuna kadar yatırımcılar açısından yaklaşık 85,8 milyar dolarlık servet kaybını meydana getirdi.
Vietnam merkezli VinFast Auto da halka arz sonrasında kısa sürede ulaştığı yüksek değerlemeyi koruyamayarak yatırımcıların büyük zarar yazdığı şirketlerden biri oldu.
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise borsa getirilerinin çok dar bir şirket grubunda görülmesi oldu.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Son yüzyılda ABD borsasında yaratılan toplam servetin önemli bölümü sadece birkaç teknoloji devinden geldi.
Bu şirketlerin başındaAppleyer aldı. Apple, yatırımcıları için5 trilyon doların üzerinde piyasa değeri oluşturarakson 100 yıldaki toplam servet artışının yaklaşıkyüzde 5,5'ini tek başına sağladı.
Apple'ın yanı sıraNvidiaveMicrosoftda küresel servet artışına en büyük katkıyı yapan şirketler arasında yer aldı.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Araştırmaya göre yalnızca en büyük 10 şirket, son yüzyılda yaratılan toplam borsa servetinin yaklaşık yüzde 29'unu oluşturdu.
Çalışma, hisse senedi piyasasının temel matematiğine de dikkat çekiyor.
Bir yatırımcı bir hisse senedinde en fazla yatırdığı sermayeyi, yani yüzde 100'ünü kaybedebilir. Buna karşılık başarılı şirketlerde teorik olarak kazanç sınırı bulunmuyor.
Bu yüzden Apple, Nvidia veya Microsoft gibi çok uzun yıllar boyunca değer üretmeye devam eden az sayıdaki şirket, binlerce başarısız şirketin yarattığı kayıpları telafi ederek borsanın uzun vadeli yükselişini mümkün kılıyor.
Yapılan son araştırmalar, uzun vadede rastgele hisse senedi seçimi yapmanın çoğu yatırımcı için başarılı bir strateji olmadığını ortaya koydu. Elde edilen bulgular, geniş ölçüde çeşitlendirilmiş endeks fonlarının, tek tek hisse seçimine kıyasla yatırımcılar açısından çok daha avantajlı bir yaklaşım olabileceğini gösteriyor.
Araştırma raporunda, finansal yapısı oldukça güçlü olan şirketlerin bile aşırı yüksek değerlemeler üzerinden işlem görmeleri halinde, uzun vadede yatırımcılarına ciddi finansal kayıplar yaşatabileceği uyarısında bulunuluyor.
Yapay zekâ temasıyla birlikte birçok teknoloji hissesinin tarihi zirve noktalarında işlem gördüğü mevcut piyasa döneminde, kritik bir noktanın altı çiziliyor. Uzmanlar ve bulgular, bu dönemde yatırım kararlarının yalnızca anlık fiyat hareketlerine değil, şirketlerin gerçek değerlemelerine dayandırılması gerektiği vurguluyor.
*BU HABERDE YER ALAN İFADELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.