Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bi...
  • • Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan aç...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bilgilere göre; Van'da yaşayan Levent Çelik, 1 yıl önce bir inşaat firmasında bulduğu iş nedeniyle İstanbul'a taşındı. Çelik, iş güvenliği personeli olarak çalıştığı firmada çocukluk arkadaşı Mazlum Gürbüz'e de iş buldu. İki arkadaş, yaklaşık 5 ay boyunca aynı şantiyede birlikte çalıştı. 29 Eylül saat 11.00 sıralarında Kemerburgaz Mahallesi'ndeki şantiyede çalışan Gürbüz ve Çelik, yağmur nedeniyle çalışmayı bırakarak kaldıkları koğuşa geçti. Bir süre sonra yağmurun hafiflemesi üzerine iki işçi, şefleri tarafından aranarak tabela montajı yapmak üzere yeniden sahaya çağrıldı. Sepetli platformla tabelanın bulunduğu bölgeye çıkan işçilerden birinin elindeki metal çıtayı kaldırması üzerine yüksek gerilim hattına temas etti. Metal çıtanın elektrik akımını iletmesi sonucu iki işçi de akıma kapıldı. Sepetin içine düşen işçilerden Mazlum Gürbüz bayıldı. Levent Çelik'in yardım istemesi üzerine operatör sepeti aşağı indirdi. Şantiyedeki ilk yardım ekipleri, kalbi duran Gürbüz'e müdahale ederek yeniden hayata döndürmeye çalıştı. İlk müdahalenin ardından iki işçi hastaneye kaldırıldı. Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.

Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; Yaklaşık 1 hafta yoğun bakımda tedavi gören Mazlum Gürbüz, 5 Ekim'de hayata gözlerini yumarak yakınlarını yasa boğdu. Yaralanan Levent Çelik ise tedavisinin ardından taburcu oldu. İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından Gürbüz'ün cenazesi ailesine teslim edildi. Gürbüz, memleketi Van'ın Tuşba ilçesinde toprağa verildi. Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.

Sıcak gelişmelere dair edinilen son bilgilere göre, kamuoyunun yakından takip ettiği olayda yeni bir aşamaya geçildi. Aktarılan detaylara göre; Oğlunun yağmurlu havada zorla çalıştırıldığını öne süren anne Cahide Gürbüz, "Benim oğlum okulu bıraktı, bizim durumumuz iyi değildi, mecburen çalışmaya ulaştığı resmi olarak kaydedildi. Bir iş kazası, ihmal var, zorla çalıştırmışlar, onun işi değildi. Yağmurlu günde oğlumdan tabelayı çıkarmasını, sökmesini istemişler. Oğlumu zorla götürmüşler, zorla çalıştırmışlar" dedi. Gelişmeler doğrultusunda konunun detaylı analizi ve resmi açıklamaları editör ekibimiz tarafından yakından takip edilmektedir.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bilgilere göre; 'ÇITAYI KALDIRIRKEN ELEKTRİK TELİNE DEĞDİ, İKİMİZ DE AKIMA KAPILDIK' Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.

Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bilgilere göre; İş kazasında yaralanan Levent Çelik, olay gününü anlatarak, "Biz sabah kalktık, yağmur yağıyordu diye odaya gidip yattık, çalışmadık. Saat 11.00'da şefimiz aradı. 'Yağmur biraz durmuş, gidip tabelayı yapın' dedi. Hava yağmurluydu, iş makinesinin üstüne çıktık. Arkadaşımın elinde demir çıta vardı, tabelaya montaj yapacaktık. Çıtayı kaldırırken elektrik teline değdi, ikimiz de akıma kapıldık. Sepetin içine düştük, o bayıldı. Ben konuşabiliyordum. Elektrik çarptığı anda bizi aşağı indirmesi için operatöre söyledik. Bizi aşağı indirdikten sonra şeflerimizi aradık. Onlar ulaştığı resmi olarak kaydedildi, şantiyenin ilk yardım ekibi müdahale etti. Arkadaşımın kalbi durdu, müdahaleyle yeniden çalıştırıldı. 15-20 dakika sonra ambulans ulaştığı resmi olarak kaydedildi." ifadelerini kullandı. Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.

Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; 'İŞTEN ÇIKARILMA KORKUSUYLA YAĞMURLU HAVADA ÇALIŞTIK' Gelişmeler doğrultusunda konunun detaylı analizi ve resmi açıklamaları editör ekibimiz tarafından yakından takip edilmektedir.

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bilgilere göre; İşten çıkarılma korkusuyla yağmurlu havada çalışmak zorunda kaldıklarını belirten Çelik, "Arkadaşımı öyle görünce kendi acımı hissedemedim. O an hiçbir şeyin farkında değildim ama sonrasında her yerim acıyordu, titriyordum. Elimde açık yara vardı, elim kanıyordu. Hava yağmurlu olduğu için şefe çıkmak istemediğimizi söyledik. Şef de 'O kadar kötü bir hava yok, çıkın' dedi. İşten çıkarılma korkusuyla mecbur kaldık, yağmurlu havada çalışmaya gittik. İkimiz de çalışmak istemiyorduk. 'Yağmur çok yağmıyor' dedi. Biz de mecbur kaldık, gittik" diye konuştu. Olayla ilgili resmi makamlarca yürütülen soruşturma süreci devam ederken, en güncel bilgileri sitemiz üzerinden anlık olarak takip edebilirsiniz.

Sıcak gelişmelere dair edinilen son bilgilere göre, kamuoyunun yakından takip ettiği olayda yeni bir aşamaya geçildi. Aktarılan detaylara göre; Şantiyede gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını öne süren Çelik, "Biz şantiyede iş güvenliği alt personeli olarak çalışıyorduk. İşçilerin güvenli çalışmasını sağlamak için oradaydık ama şirket bizim güvenliğimizi sağlayamadı. Ben 1 yıldır burada çalışıyorum. Geçen yıl eylülde başladım, arkadaşım da haziranda resmen faaliyete geçirildi. İkimiz çocukluk arkadaşıyız, aynı köyde büyüdük. Okuyorduk ama ailevi nedenlerle geçim sıkıntısı yaşadığımız için okulu bırakıp buraya geldik, inşaatta çalıştık. Normalde yaptığımız iş bize ait değildi. Biz sadece sahadaki işçilerin iş güvenliğini sağlıyorduk. Şu an çok üzgünüm, ayakta bile zor duruyorum. Çok sevdiğim bir arkadaşımdı, beraber büyüdük, kardeşim gibiydi. Oraya giderken elektrik akımının olduğunu bilmiyorduk. Bize elektrik hattı olduğunu söylemediler. Elektriği kesip kesmediklerini de belirtmediler. Akıma kapıldığımızda anladık. İkimiz de direkte ve tellerde yüksek gerilim olduğunu bilmiyorduk. Herhangi bir önlem de yoktu" dedi. Olayla ilgili resmi makamlarca yürütülen soruşturma süreci devam ederken, en güncel bilgileri sitemiz üzerinden anlık olarak takip edebilirsiniz.

Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; 'ELDİVEN VERİLMEDEN METAL ÇUBUKLA ÇALIŞTIRILDILAR' Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; Ailenin avukatı Doğan Bayer, montajın bir gün önce başka bir ekip tarafından yapıldığını ancak sağlam olmadığı için rüzgarda sallandığını belirterek, "28 Eylül'de bu montajı başka bir ekip yapıyor fakat iyi monte edilmediği için rüzgarda sallanıyor. 29 Eylül'de montajın sağlamlaştırılması için üst işveren tarafından iş güvenliği uzmanlarına talimat veriliyor. Havanın yağmurlu olması nedeniyle işçilere 'Bugün çalışmayın, koğuşlara gidin' deniliyor. Ancak bizimkilere montaj işini yapmaları söyleniyor. Bu iş onların görev tanımında değil. Görevleri, iş yerindeki eksiklikleri, riskleri ve tehlikeleri tespit ederek iş güvenliği uzmanlarına bildirmek. Elektrikle ilgili bir iş yapılacaksa uygun koruyucu ekipman kullanılması gerekiyor. Çocukların ellerine eldiven verilmeden metal çubuk verilmiş. Bu çubuk yüksek gerilim hattına temas edince akımın vücutlarına iletilmesine neden olmuş. Kesinlikle ellerinde eldiven yoktu. Bu, iş kazasının nedenlerinden biri. İhmal zinciri sonucunda maalesef bir kişi hayata gözlerini yumarak yakınlarını yasa boğdu, bir kişi de yaralandı" dedi. Bayer, montaj işinin işçilerin görev tanımında bulunmadığını, gerekli eğitimin verilmediğini ve emniyet kemeri de sağlanmadığını öne sürerek, "Elektriğe karşı yalıtkan bir malzeme kullanılsaydı, eldiven takılsaydı veya ellerindeki çıta metal olmasaydı akımın iletilmesi önlenebilirdi. İşçilerin bu montaj için yüksek bir noktaya çıkarılması da ihmaldir. Kusur oranının yüzde 100 olduğunu düşünüyoruz. Ambulansın ve iş yeri hekiminin müdahalesinin geciktiğini de değerlendiriyoruz. Belki erken müdahaleyle hayat kurtarılabilirdi. Bu konunun da adli süreçte takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı. Gelişmeler doğrultusunda konunun detaylı analizi ve resmi açıklamaları editör ekibimiz tarafından yakından takip edilmektedir.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.