Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Sıcak gelişmelere dair edinilen son bilgilere göre, kamuoyunun yakından takip ettiği olayda yeni bir aşamaya g...
- • Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bi...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Sıcak gelişmelere dair edinilen son bilgilere göre, kamuoyunun yakından takip ettiği olayda yeni bir aşamaya geçildi. Aktarılan detaylara göre; Bayburt Kalesi, yerleşim alanı olarak Türkiye’nin en büyük üçüncü kalesi. 150 bin metrekare alana kurulu. Sur duvarları, üç kilometre uzunluğa, 30 metreyi bulan yüksekliğe sahip. Ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Bulunan tabletlerden, Urartular’ın Milattan Önce 900 - 600 yılları arasında 300 yıl kadar burada egemenliklerini sürdürdükleri biliniyor. Zaman içerisinde Haldiler, Hititler, Partlar, Sasaniler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlı İmparatoru Kanuni Sultan Süleyman zamanında kaleye onarım yapılıyor. İpek Yolu güzergâhında stratejik bir noktada olduğu için asırlarca güvenilir üs olarak tercih edildi. Gelişmeler doğrultusunda konunun detaylı analizi ve resmi açıklamaları editör ekibimiz tarafından yakından takip edilmektedir.
Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bilgilere göre; Yapının en ilgi çekici özelliği ise sur duvarlarında bulunan renkli çiniler. Osmanlı döneminde üzerindeki çiniler nedeniyle ‘Çinimaçin Kalesi’ adı verilmiş. Ancak bu çiniler zamanla yok olmuş. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Bayburt Kalesi’nde, 2017 yılında Bayburt Valiliği koordinasyonunda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Bayburt Müze Müdürlüğü tarafından restorasyon ve arkeolojik kazı çalışması başlatıldı. Çalışmalar kapsamında zamanla yok olan çiniler için de bir proje yürütüldü. Proje ile 800 yıllık çini süslemeleri de 10 santimetrekarelik kırık örnekten yola çıkılarak yeniden üretildi. Çinilerin aslına uygun şekilde üretimi ve yerleştirilmesine yönelik çalışmalar yaklaşık iki yıl sürdü. Çinilerin renk, boyut ve desenlerinin doğru biçimde saptanması için antik kaynaklar, çini yuvaları, kazılardan elde edilen seramik parçaları ve sur yüzeyinde kalan 10 santimetrekarelik kırık parça incelendi. Üzerilerinde Türk İslam medeniyetinden ince detayların olduğu çinilerin üretimi için de İznik tercih edildi. Farklı renk ve boyuttaki çiniler, aslına uygun şekilde yeniden üretilerek, yerlerine konuldu. Çiniler, sıfırın altında 40 ila 50 derece arasında bozulmayacak özellikte üretildi. Çinilerde, ilahi ve sonsuz aşk temalarının İslamiyet öncesi Türk kültürüyle harmanlandığı ‘Allah’, ‘Sonsuzluk’, ‘Haşhaş’, ‘Kuş Palmet’ ve ‘Gökyüzü Hayat’ motifleri yer alıyor. Gelişmeler doğrultusunda konunun detaylı analizi ve resmi açıklamaları editör ekibimiz tarafından yakından takip edilmektedir.
Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; Bayburt Müzesi Müdürü Adem Bedir anlattı: “Özellikle güneydoğu ve güneybatı kanadında surlarda çinilere rastlıyoruz. Bununla ilgili kesin bilimsel bilgi olmasa da iki rivayetten bahsediliyor. Bir tanesi kale ilk yapıldığı dönemde düzgün kesme taşla imal edilmiyor, belli bir plan ölçeği içerisinde yapılmıyor. Selçuklu gösterişini sunmak adına çiniler yerleştirildiğinden rivayet ediliyor. İkinci seçenek ise kalenin topografik yapısı olarak savunmaya en zayıf olan tarafı güney taraf. Rivayeti odur ki çinilerin yerleştirme amacı olası bir savunma zamanında aşağıdan ok atanların gözlerini alıp hedeflerini vuramasın diye; ama bize birincisi daha uygun geliyor.” Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.