Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • "Bu, normal bir piyasa dalgalanması olarak ifade edilecek bir olay değil. Ortada açık bir dolandırıcılık olayı...
- • Erbakan, fonlardaki şirketlerin değer artışının spekülatif yöntemlerle sağlandığını savundu:
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
"Bu, normal bir piyasa dalgalanması olarak ifade edilecek bir olay değil. Ortada açık bir dolandırıcılık olayı var. Doyumsuzluk, kolay yoldan para kazanma ve zengin olma hırsı var. Bununla beraber maalesef devlet kademesindeki denetimsizlikler ve gerekli tedbirlerin zamanında alınmaması böyle bir sonuca yol açtı."
Erbakan, fonlardaki şirketlerin değer artışının spekülatif yöntemlerle sağlandığını savundu:
"Hiçbir varlığı, hiçbir karşılığı olmayan, içi boş şirketler var. Bunlar Türkiye'nin 60-70 yıllık sanayi kuruluşlarının ulaştığı değere birkaç ay içinde ulaştı. Günde yüzde 10'luk artışlarla günlerce, aylarca değerlerini artırıp gerçek değerlerinin 80-100 katına çıktılar. Bu, spekülatif yöntemlerle yapıldığını açıkça ortaya koyuyor."
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Erbakan, yaşananlarla ilgili daha önce birçok uyarı yapıldığını hatırlattı:
"Sayın Mehmet Şimşek'in Ekim 2025'te Borsa İstanbul'daki spekülatif hareketlerle ilgili bir konuşması var. 2026'nın Mayıs ve Haziran aylarında yabancı finans kuruluşlarının açıklamaları var. Türkiye'deki uzmanlarımızın da uyarıları var. Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul yetkilileri ve bürokrasideki ilgililer bunların hepsine kulak tıkamışlar. Göz göre göre böyle bir vurgunla karşı karşıya kalınmış."
Erbakan, vurgunun içeriden destek olmadan gerçekleşemeyeceğini öne sürdü:
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
"Devlet kademesinde işin içinde olanlar olma ihtimali çok yüksek. Çünkü içerideki insanlar göz yummasa böyle bir şeyin göz göre göre gerçekleşmesi mümkün değil. Bunların ortaya çıkarılması çok önemli. 4-5 ay içinde parasını dolar bazında 10, 15, 20 katına çıkaran, yükseliş döneminde fona girip batmadan hemen önce haber alarak çıkan isimler var. Bunların hepsinin ortaya çıkarılması son derece önemli."
Erbakan, fonlardaki şirketlerin yönetimlerinde hep eski bürokratlar, bürokratlar ve siyasiler olduğunu da söyledi. Bunların "adeta bir şebeke gibi" ele alınması gerektiğini belirten Erbakan, kimin ihmali ya da haksız kazancı varsa ortaya çıkarılması için hukukun işletilmesini istedi.
Erbakan, soruşturmada ayrım yapılmaması gerektiğini vurguladı:
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
"Yargıda adalet önemli. Muhalefete ayrı hukuk, iktidara ayrı hukuk uygulanmaması lazım. 'Buradaki bürokratlar, siyasiler bizim adamımızdır, üzerlerine gidersek problem yaşarız' anlayışıyla hareket edilmemeli. Sayın Cumhurbaşkanı'nın ifade ettiği gibi kim olursa olsun bunlar ortaya çıkarılmalı ve sorumlular cezalandırılmalı."
Erbakan, kaybın büyüklüğünü özelleştirme gelirleriyle karşılaştırdı:
"20 milyar dolardan bahsediyoruz, 1 trilyon liraya yakın bir para. Türkiye'nin altın yumurtlayan tavuk olarak nitelendirebileceğimiz 2 köprüsünü, 6 otoyolunu, 2 çevre yolunu, yani 10 varlığımızı bugün satmaya çalışıyoruz. Bunları en iyi piyasa değeriyle satsak 18 milyar dolara satabiliriz. 30-40 yıllık varlıklarımızı satıp 18 milyar dolar elde ediyoruz, fon krizinde ise birkaç ay içinde 20 milyar dolar kaybediyoruz. Bu son derece ciddi bir olay."
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Erbakan, mağdur sayısına ve ekonomiye verilen zarara da değindi:
"Borsadaki genel değer düşüşleriyle beraber 1 milyondan fazla kişinin mağduriyetinden bahsediyoruz. Bir de Türk ekonomisine verdiği zarar var. Dış yatırımcıya karşı büyük bir güvensizlik ortamı oluştu, gelecek yatırımların önü kesildi. 70-80, belki 100 milyar dolarlık bir kayıptan bahsediyoruz."
Erbakan, mağduriyetin nasıl giderileceği sorusuna, partisinin hazırladığı çözüm önerisini hatırlatarak yanıt verdi:
"Kaybın telafisinde kamu zararı oluşmaması lazım. Bununla ilgili 16 maddelik, çok teknik ve ayrıntılı bir çözüm önerisini sosyal medya hesaplarımızda paylaştık. Vatandaşlarımızın ve ilgililerin buna bakmasını talep ediyorum. Bu durumdan en az zararla, kamu zararı oluşmadan nasıl kurtulunabileceğini ve mağdurların mağduriyetinin nasıl giderilebileceğini anlattık."
Erbakan, önerilerden birinin Meclis araştırma komisyonu kurulması olduğunu söyledi:
"Bugün açılışını yaptığımız yasama yılında Meclis'te bir araştırma komisyonu kurulmalı. Sorumlular ucu kime dayanırsa dayansın mutlaka ortaya çıkarılmalı. Meclis araştırma komisyonunu böyle bir şey için kurmayacaksak ne için kuracağız?"
Erbakan, yeni yasama yılına ilişkin dileklerini de paylaştı:
"Yeni yasama yılının milletimize, ülkemize, devletimize hayırlar getirmesini diliyorum. En büyük temennimiz, Meclis'in verimli çalışması ve milletimizi maddi ve manevi sıkıntılarından kurtaracak yasaların çıkması. Yeniden Refah Partisi olarak milletimizin faydasına olan işlere destek olacağız, hayrına olmayan işlere de engel olmak için mücadele edeceğiz. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, doğruya doğru, yanlışa yanlış diyen bir anlayışla muhalefetimizi sürdüreceğiz."