Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • (YOZGAT) - YENİ Parti Yozgat Kurucu İl Başkanı Abdullah Yaşar, Atatürk döneminde hububat üretiminin artmasıyl...
  • • YENİ Parti Yozgat Kurucu İl Başkanı Abdullah Yaşar, Şefaatli ilçesine bağlı, daha önce belde statüsünde buluna...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

(YOZGAT) - YENİ Parti Yozgat Kurucu İl Başkanı Abdullah Yaşar, Atatürk döneminde hububat üretiminin artmasıyla birlikte Devlet Demiryolları istasyonları çevresinde kurulan TMO silolarının satılmasına ve atıl bırakılmasına tepki gösterdi. Sarıkent ve Osmanpaşa'daki TMO tesislerini yerinde inceleyen Yaşar, "O güzelim tesisler kaderine terk edildi. Çürüyor ve haraç mezat satılıyor" dedi.

YENİ Parti Yozgat Kurucu İl Başkanı Abdullah Yaşar, Şefaatli ilçesine bağlı, daha önce belde statüsünde bulunan Sarıkent köyündeki TMO silolarının yıkılıp kesilmeye başlandığını duyunca bölgeye gitti. Buradaki siloları inceleyen ve görüntüleyen Yaşar, tesislerin hurdaya verilerek söküldüğünü bildirdi.

Yaşar, daha sonra Yozgat merkeze bağlı, daha önce belde olan Osmanpaşa köyündeki TMO tesislerini gezdi. Özel sektöre devredilen tesislerin durumuna ilişkin açıklama yapan Yaşar, şunları söyledi:

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

"1954-1955 yıllarında inşası yapılan Toprak Mahsulleri Ofisi Sarıkent siloları hurdaya verilmiş, söküyorlar. Yürekler acısı. O günün teknolojisinde Devlet Demir Yolları istasyonlarına kurulan ofisin siloları, ki altına vagon giriyor, yükünü alıp devam ediyor, o günün teknolojisinde yapılmış. Oralar haraç mezat satılmış, yıkılıyor. Siloların üzerinde 'Ofis çiftçinin kara gün dostudur' yazardı. Yazılar silinmiş. Hurdasını alıp orayı söken, kaynağıyla kesen insanlar adeta üzerimize saldırıyorlar. 'Niye çekiyorsun, burayı çekemezsin' diye. Yürekler acısı."

Osmanpaşa'nın daha önce belde olduğunu ve kendisinin de burada doğduğunu belirten Yaşar, TMO tesislerinin geçmişte bölgedeki üreticiler açısından önemli bir işlev gördüğünü söyledi. Yaşar, şöyle konuştu:

"Burası da yazıyor, 'Toprak Mahsulleri Ofisi Osmanpaşa Ajans Müdürlüğü.' Ekip, şube değil; Ajans Müdürlüğü. Burada 5 bin tonluk kapalı deposu, 15 bin metrekare arsası, idare binası ve yanında 5 katlı çift daire, 10 daire lojmanı vardı. Lojman yıkıldı. Burası da haraç mezat satıldı. Türkiye'deki çiftçinin, tarımın geldiği noktayı özetleyen, gözler önüne seren bir noktadayız. Burası bu bölgede 20 bin ton mahsul alırdı. Ben zaman zaman buranın tahliye işlerini yaptırdım. Ofis parayı bu gördüğünüz binada, çiftçinin buğdayının parasını buradan öderdi. Öyle bir yerden geldiğimiz nokta maalesef bu. Türkiye'deki tarımın, tarıma verilen değerin, AK Parti'nin tarım politikalarının Türkiye'yi getirdiği noktanın bariz görüntüsü ve özeti. Ofisler haraç mezat satılıyor, o silolar yıkılıyorsa, sökülüyorsa buralar bu hale getirildiyse Türkiye'deki tarımın halini bütün yurttaşlarımızın vicdanına havale ediyorum."

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Yaşar, Yerköy ilçesinde 1937 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla tesis edilen TMO silolarının da atıl durumda bırakıldığını belirtti. Yaşar, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Yozgat'ta sadece Şefaatli, Sarıkent değil, sadece Osmanpaşa değil, Yerköy'deki Toprak Mahsulleri Ofisi de aynı. Şefaatli'de Toprak Mahsulleri Ofisi de aynı. Hem Şefaatli hem Yerköy hem Sarıkent Devlet Demir Yolları istasyonlarına, rayların üzerine kurulmuş silolar. Yani vagon altına giriyor, tren vagonunu çekiyor altına, yükünü alıp devam ediyordu. Bugünün teknolojisiyle de çiftçiye bazı firmalara teşvik verildi, lisanslı depoculuk adı altında. Şehirlerden uzak, dağın başında; altyapısı yok, yolu yok, lavabosu yok, tuvaleti yok, suyu yok; oralara çiftçi yönlendirildi. O güzelim tesisler kaderine terk edildi. Çürüyor ve haraç mezat satılıyor. Bütün ofislerin kaderi bu. Ofisin kaderi değil sadece, çiftçinin kaderi bu. 'Ofis çiftçinin kara gün dostu' diye her ofisin üzerinde yazardı. Ama ofisin geldiği nokta buysa, çiftçinin kara gün dostunun geldiği nokta buysa çiftçinin geldiği nokta da maalesef bu. Bunu kamuoyunun, Türkiye'nin, tarımın, çiftçinin vicdanına havale ediyorum. Bu görüntülere yürek dayanmaz. Bu görüntüler insanın içine sinen bir görüntü değil ama maalesef ülkenin geldiği nokta bu."

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.