Abdülvâhi̇d B. Zeyd Nedir?
İlk devir sûfîlerinden.
Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi kaynaklarına göre ve dini literatürde sıklıkla araştırılan Abdülvâhi̇d B. Zeyd Nedir? hakkında merak edilen tüm fıkhi, tarihi ve tefsir yönündeki bilgileri, anlamını ve detaylarını rehberimizden sahih kaynaklara dayalı olarak okuyabilirsiniz.
“Şeyhü’l-ubbâd” ve “şeyhü’s-sûfiyye” unvanlarıyla da anılır. Zühdle ilgili menkıbeleriyle meşhurdur. Hasan-ı Basrî ile görüştüğü ve talebesi olduğu rivayet edilir. Attâr, Abdülvâhid’i Yûsuf b. Hüseyin er-Râzî (ö. 304/916) ile çağdaş gösterip onun meclisinde tövbe ettiğini bildirirse de bu doğru değildir.
Abdülvâhid, Basra’daki “ağlayan zâhidler”dendir (bk. BEKKÂÎN). Kaynaklarda, Mâlik b. Dînâr’ın vaazını dinlerken yüksek sesle ağlaması yüzünden yanındakilerin vaazı takip edemedikleri, ağlarken kendinden geçtiği, meclisinde bulunanların da aynı şekilde vecde geldikleri, hatta vecdden ölenler olduğu bildirilmektedir. Vezzân, onun bütün Basralılar’a yetecek kadar hüzne sahip olduğunu söyler. Sürekli olarak sevgi ve aşktan bahsettiği, sevgi üzerinde fazla duran bir zümreyle beraber olduğu, çevresinde bu anlayışta bir cemaatin oluştuğu ve Râbia el-Adeviyye’ye evlenme teklifinde bulunduğu rivayet edilmektedir. O, “En üstün derece muhabbettir” der; ancak rızanın bundan da üstün olduğunu ifade eder. İbn Teymiyye, Abdülvâhid’in peygamberlerden birine atfen, “Allah bana, ben de Allah’a âşıkım” dediğini -ki bu söz umumiyetle Ebü’l-Hüseyin en-Nûrî’ye nisbet edilir- ve ilk sûfî zâviyesinin onun müridlerinden biri tarafından kurulduğunu söyler.
Aleviyye ve Kümmeliyye tarikatlarının silsilelerinde adı geçen Abdülvâhid’in, başta Yâfiî’nin Ravżü’r-reyâḥîn’i olmak üzere, menâkıbnâmelerde ve sûfî tabakat kitaplarında birçok söz ve menkıbeleri yer almaktadır. Kesb konusunda Mu‘tezile’nin görüşüne meyletmesi ve yine bu istikamette, “Allah (dilerse) kulları dalâlete düşürür” demeyi Allah’ı tenzihle bağdaştıramaması gibi sebeplerle bu mezhepten olduğu ileri sürülmüşse de Mu‘tezile’nin kurucularından Amr b. Ubeyd’le “i‘tizâlî” görüşlerinden dolayı ilgisini kestiği de kaynaklarda nakledilmektedir. Hasan-ı Basrî ve Atâ b. Ebû Rebâh’tan hadis rivayet etmiş, kendisinden de Vekî‘, İbnü’s-Semmâk ve Dârânî gibi âlimler rivayette bulunmuşlardır. Ancak, hadis münekkitleri onu metrûk bir râvi, rivayet ettiği hadisleri de münker kabul ederler.
KAYNAK
📚 Kaynakça ve Referanslar
- Serrâc, el-Lümaʿ, s. 45, 398.
- Ebû Nuaym, Ḥilye, VI, 155-165.
- Herevî, Ṭabaḳātü’ṣ-ṣûfiyye (nşr. Muhammed Sürûr Mevlâyî), Tahran 1351, s. 130.
- Gazzâlî, İḥyâʾ, Kahire 1939, IV, 386.
- Attâr, Teẕkiretü’l-evliyâʾ, s. 304.
- İbnü’l-Cevzî, Ṣıfatü’ṣ-ṣafve, III, 321.
- İbn Teymiyye, Câmiʿu’r-resâʾil, Cidde 1984, II, 238.
- a.mlf., Mecmû u fetâvâ (nşr. Abdurrahman b. Muhammed), Riyad 1381-86, XI, 6.
- Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, VII, 178.
- Yâfiî, Ravżü’r-reyâḥîn, Kahire 1315, s. 23 vd.
- İbn Hacer, Lisânü’l-Mîzân, IV, 80.
- Şa‘rânî, eṭ-Ṭabaḳāt, I, 46.
- Münâvî, el-Kevâkib, I, 135.
- Ma‘sûm Ali Şah, Ṭarâʾiḳu’l-ḥaḳāʾiḳ (nşr. M. Ca‘fer Mahcûb), Tahran 1339 hş., II, 93.
- Kâmil Mustafa eş-Şeybî, eṣ-Ṣıla beyne’t-taṣavvuf ve’t-teşeyyuʿ, Kahire 1969, I, 304.
- Yûsuf en-Nebhânî, Câmiʿu kerâmâti’l-evliyâʾ (nşr. İbrâhim Atve İvaz), Kahire 1329, I, 137.
Bu Terimi Paylaş
İslami terimler kılavuzunu kopyalayıp sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz.
💡 Diğer İlginç Terimler
Hadis, fıkıh ve tefsir âlimi.
Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği mübarek gece.
Çok Kur’an okuyan anlamına gelen ve farklı bağlamlarda kullanılan bir terim.
Hadis hâfızı ve ricâl âlimi.