Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • (ANKARA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Mekke Anlaşma üzerinden Dışişleri Hakan Fidan'a seslenerek...
- • Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya hesabından bir video yayımlayarak, iktidarın dış politika...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
(ANKARA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Mekke Anlaşma üzerinden Dışişleri Hakan Fidan'a seslenerek, " Türkiye'yi haksız, hukuksuz bir askeri maceraya Orta Doğu'da veya dünyanın hiçbir yerinde sürükleyemezsiniz. Ve halk pazarda filesini dolduramazken açlık adeta kol gezerken, vatandaş sefaletle boğuşurken Türk askerinin kanı ile siyaset yapamazsınız. Zafer Partisi olarak bahsettiğiniz bu sürecin karşısında olacağız ve Türk halkını bu konuda bilgilendirmeye devam edeceğiz. Üstelik Hakan Fidan'a şu soruyu da soralım. Hakan Fidan, Husilerin baş düşmanı kim? İsrail. Peki Husilerle neden savaşmak istiyorsunuz, İsrail sizin de düşmanınızsa" dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya hesabından bir video yayımlayarak, iktidarın dış politikakarını eleştirdi. Özdağ, yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
"7 Ağustos 2026'da Mekke'de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke Anlaşması adı verilen bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma ile bu üç ülke birbirlerine toprak bütünlüğü konusunda güvence verip herhangi birisine saldırı olduğu takdirde askeri yardım yapma taahhüdünde bulundular. Ancak bu anlaşma henüz yayınlanmadığı gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilip meclis tarafından onaylanmış da değil. Yani bu anlaşma henüz yürürlüğe girmiş bir anlaşma değil. Ayrıca uluslararası anlaşmalar Birleşmiş Milletler'e bildirilir. Birleşmiş Milletler'e de bildirilmiş durumda değil. Buna rağmen Suudi Arabistan ile Yemen'de iktidarı ellerinde tutan Husiler arasında gerçekleşen çatışmalardan ötürü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Türkiye'nin Mekke Anlaşması'ndan kaynaklanan yükümlülüklerinin olduğunu Erdoğan'ın sözünün eri bir Cumhurbaşkanı olduğunu ifade ederek Türkiye'nin Suudi Arabistan'a askeri yardım yapabileceği çerçevesini ortaya koydu. Doğrusu yürürlüğe girmeyen bir anlaşmaya dayanılarak ve TBMM'nin onayı olmadan bu iki ayrı süreç birisi anlaşmanın onaylanması, diğeri yurt dışına asker göndermesi, ikisi de ayrı ayrı onaylanmak zorunda.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
"HUSİLERLE ÇATIŞMAYI SUUDİ ARABİSTAN BAŞLATTI"
Türkiye'nin Orta Doğu'da bir maceraya sürüklenmesi söz konusu bile olamaz. Üstelik Suudiler ile Husiler arasındaki çatışmanın nedeni İran'ın dini liderinin cenazesine katılan Husi Heyeti Yemen'e dönerken inecek uçağın iniş yeri hava alanının Suudiler tarafından bombalanması. Yani çatışmayı Suudi Arabistan başlattı. Ayrıca biliyoruz ki Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail defaatle Husilere saldırmalarına rağmen havadan yaptıkları bu saldırılar etkili olmadı.
Şimdi Sayın Hakan Fidan Türk askerinin bir Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğünü nasıl sağlayacağını düşünüyor. Türk Deniz Kuvvetleri'ni mi Yemen'e Husilerle savaşmak için yollayacaksınız? İki, Türk Hava Kuvvetleri'ni mi yollayacaksınız? Ne Amerikan Hava Kuvvetleri, ne İsrail Hava Kuvvetleri Husilerin füze sistemlerine karşı etkili bir operasyon yapamadılar. Amerikalıların ve İsraillilerin yapamadığını Yemen'de Husilere karşı Türk Hava Kuvvetleri'nin neden yapmasını istiyorsunuz?
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
"SAYIN FİDAN, TÜRKİYE'Yİ BİR ASKERİ MACERAYA SÜRÜKLEYEMEZSİNİZ"
Peki Amerikan Deniz Kuvvetleri Husilerin roket saldırılarından ötürü adeta bölgeden kaçar gibi uzaklaştı ve bu saldırılar sırasında Amerikan uçak gemisi sert manevralar yaptığı için bir Amerikan F-35 uçağı inmek için alçaldığında sert manevralarından dolayı iniş yapamadı ve denize düştü. Bir diğer uçak da güverteden denize düştü. Özetle Deniz Kuvvetleri'yle de yapacak bir şey yok. Gelelim Yemen'e Kara Kuvvetleri'nin yollanmasına. Gaziantep'ten Yemen kara aradan 3 bin 400 km. Evet, sözün özü Sayın Hakan Fidan Türkiye'yi haksız, hukuksuz bir askeri maceraya Orta Doğu'da veya dünyanın hiçbir yerinde sürükleyemezsiniz. Ve halk pazarda filesini dolduramazken açlık adeta kol gezerken, vatandaş sefaletle boğuşurken Türk askerinin kanı ile siyaset yapamazsınız. Zafer Partisi olarak bahsettiğiniz bu sürecin karşısında olacağız ve Türk halkını bu konuda bilgilendirmeye devam edeceğiz. Üstelik Hakan Fidan'a şu soruyu da soralım. Hakan Fidan Husilerin baş düşmanı kim? İsrail. Peki Husilerle neden savaşmak istiyorsunuz İsrail sizin de düşmanınızsa?"