Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bi...
- • Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan aç...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bilgilere göre; Açıklanan YKS sonuçlarıyla birlikte binlerce adayımız geleceğine yönelik yıllar öncesinde planlamış oldukları hayallerine merhaba derken; bu hayallerinin eşiğinde olan azımsanmayacak sayıda öğrencimizde eşikten girebilmek adına hayallerini bir yıl daha ertelemeyi tercih edecek. Bunların dışında bir de hedef ve hayallerine göre değil de elde etmiş olduğu puana göre geleceğini şekillendiren adaylar… Her ne olursa olsun alınan kararların sürecin tüm paydaşlarına hayırlı olmasını temenni ederim. Fakat tercih yapacak tüm öğrencilerimize ve tercih yaptıracak tüm velilerimize birkaç hususu hatırlatmak gerek. Amaç meseleyi hem veli hem de üniversite öğrencisi adayı açısından değerlendirerek ortak bir noktada uzlaşı sağlayabilmek. VELİ AÇISINDAN YKS TERCİHİ NE ANLAMA GELİR?Kuşkusuz her ebeveyn kendi zihninde çocuğunun nitelikli bir üniversitede ve nitelikli bir alanda eğitim görmesini ve bu doğrultuda kariyerini planlamasını arzu eder. Bu arzusunun gerçekleşebilmesi için de tüm imkanlarını cömert bir şekilde seferber eder. Ama imkanlar oranında…. İşte YKS tercih dönemi ebeveynlerin imkanlar oranında imkân seferberliğini başlatacağı sürecin önemli bir aşaması. Ebeveynler, ekonomik şartlar, güvenlik, içgüdüsel kaygılar gibi bazı gerekçelerden ötürü çocuklarını farklı bir ile göndermekten ziyade fiziksel yakınlık ilkesi doğrultusunda hareket etmeyi yeğlerler. 2020 yılında Tunceli ilimizde yaşanan “Gülistan Doku” ve 2024 yılında Van ilimizde gerçekleşen Rojin Kabaiş hadiseleri, özellikle sosyo-ekonomik düzeyi düşük ailelerde olmak üzere pek çok ebeveynde bu algıyı daha da güçlendirmiş olabilir. Ancak buradan şerh düşerek ifade etmek isterim ki, ebeveynler şayet imkanları el verdiği halde sadece kişisel algı ve kaygılarından ötürü çocuklarının istediği üniversitede ve bölümde okumalarına müsaade etmezlerse gençlerin; birey olabilme, ekonomi yapabilme, bağımsız olabilme, sorumluluk alma, kriz çözebilme gibi girişimci bazı özelliklerin gelişmesi noktasında bilinçsiz bir paratoner görevi görebilirler. Bununla birlikte şartlar elverdiği halde çocuğunun istediği bölümü okumasına müsaade etmeyen ve bunun için baskı oluşturan ebeveynler de işin bir başka boyutu… Hele bir de kendi hayallerini çocuklarında yaşamak ve yaşatmak isteyen bir ebeveyn grubu var ki en tehlikeli olanını bu güruh oluşturmaktadır. İmkansızlıklardan gidemediği Hukuk Fakültesini, kazanmak için yeterli puanı alamadığı Tıp Fakültesinin hayalini çocuğunun temel yaşam gayesine dönüştürmeye çalışan; çocuğunun kişisel, duygusal, yetenek, fıtri yönünü hiçe sayan ve buradan mesleki kariyer başarılarının rüyalarına yatan ebeveynler…Oysaki ne hayal edilen hayali kurana ne de amaçlanan hedefi saptayana ait değildir. Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.
Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; ÖĞRENCİ AÇISINDAN YKS TERCİHİ NE ANLAMA GELMELİ?Hedefini yıllar öncesinde ortaya koymuş ve bu hedef doğrultusunda yeterli puanı almış olan adaylarımıza fazla söyleyecek bir sözümüzün olmadığını belirterek muvaffakiyetler dilerim. Öte yandan hayallerinin eşiğinde kalmış veya yaşamış olduğu bazı talihsizliklerden ötürü hedefini ıskalamış olan adaylarımıza da (yine şerh düşerek ifade ettiğimi belirterek) şartları elveriyorsa tekrar denemelerini ve hayallerini kovalayan bir avcı olmalarını tavsiye ederim. Toplumu ve ebeveynleri endişelendiren grup ise hedeflediği puana, bölüme göre değil de elde ettiği puana göre yaşamını ve kariyerini şekillendirmeye çalışan genç kardeşlerimizdir. Şartlar uygun ebeveynler yeni bir şans verme konusunda ısrarcı olmasına rağmen; aile ortamından uzaklaşmak, üniversite yaşamının sosyal yönünü tecrübe etmek, karşı cins ile ilgili toplumsal beklentileri giderebilmek, belirli bir süre içinde olsa psikolojik buhran ve baskıdan kaçabilmek adına sevmediği, bilmediği, yeteneğinin olmadığı bir programa can simidi olma umuduyla tutunan çabasız, erteleyici, anı yaşayan bohem tipler…Çabalamaktan, mücadele etmekten vazgeçmemek hedefler adına inşa edilebilecek güzel bir geleceğin olmazsa olmaz eylemsel temelidir. Bu eylemsel temeli ihmal eden, öteleyen bir birey önce kendini sonra çevresini en sonunda da toplumu mutsuz edecektir. Mesleğini sevmeyen, bir bireyin başarısızlığı kaçınılmaz olmakla birlikte başarılı ve mutlu olmayan bir bireyin toplumsal karşılığı ise hastalarını azarlayan hekim; adaleti dağıtma konusunda duyarsız hâkim, gençleri önemsemeyen öğretmen vb. şeklinde zuhur eder. Gelişmeler doğrultusunda konunun detaylı analizi ve resmi açıklamaları editör ekibimiz tarafından yakından takip edilmektedir.
Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; BİLİNÇLİ TERCİHYAPMAMIZ GEREKBilinçli bir toplumda yaşayabilmemiz için bilinçli tercihler yapmak zorundayız. Üniversite eğitimi almak ve üniversiteli olmak elbette her bireyin eğitim hakkıdır. Ancak son kez şerh düşerek ifade etmek isterim kişisel istidat, beceri, istek ve amaca hizmet eden bir eğitim olduğu sürece… Çünkü amacına hizmet etmeyen bir eğitimin çarpan etkisi hesap edildiğinde bunun toplumsal açıdan telafisi mümkün olmayan çok ağır sonuçlara tezahür edeceği açıktır. Ebeveynler açısından bu sürecin çok kolay olmadığı ve pek çok ebeveynin adayın kendisinden daha kaygılı olduğu söylenebilir. Ebeveynler bu süreçte mümkün olduğunca çocuğun hedefleri, yetenekleri, istekleri doğrultusunda tercihler yapmasını destekleyen bir tavır sergilemeli; ancak tecrübelerini de çocukları ile paylaşarak onlara yaşamlarını dizayn edecek bu komplike sürecin ilk aşamasında gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemeleri konusunda yardımcı olmaları beklenmektedir. Aday öğrencilerin ise bu süreci yönetirken anlık duygular ile hareket etmemelerini, İlgili uzmanlardan tavsiyeler almalarını, ebeveynlerinin tecrübelerini ve uyarılarını kulak ardı etmemelerini şiddetle tavsiye ederim. Çünkü tecrübe denilen şey sadece diploma endeksli gelişen bir alan değil. Tecrübe, yaşanan ve yaşatılan olay ile olguların tekrarından ibaret olan silsileler dizisidir. Eğitim düzeyini yetersiz gördüğünüz ebeveynlerinizin uyarıları gelecekte başınıza gelebilecek olumsuz durumların ön habercisi olabilir. Dolayısıyla adaylarımızın tercih yaparken biraz ilgi, biraz sevgi, biraz yetenek, biraz günün şartları, biraz ülkenin şartları, biraz ebeveyn görüşleri doğrultusunda bütüncül bir bakış açısıyla hareket etmeleri gerekir. Bireysel ihtiyaçlara cevap vermeyen eğitim süreçleri ile işlevsiz diplomalar elde etmek yerine hem bireysel hem de toplumsal ihtiyaçlara cevap verebilecek bilinçli tercihler yapmak gerekir. Aksi durumda istemediğimiz bir alanda eğitim almak bireye hazzedilmeyen bir sorumluluk yükler. Öyle ki bu sorumluluğun başarılı bir şekilde yerine getirilmemesi de toplum tarafından bireye “Öksürüklü amcaya leblebi ikram etmek” şeklinde geri döner. Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bilgilere göre; DOÇ. DR. KENAN BAŞ KİMDİR?Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışan Kenan Baş, Sosyal Bilgiler Eğitimi alanında lisans, yüksek lisans ve doktorasını tamamlamış olup, aynı üniversitede Doçent olarak görevine devam etmektedir. Eğitimde güncel konulara odaklanan yazar, vatandaşlık eğitimi, toplumsal sorunlar, afet eğitimi, eğitim sanat ilişkisi ve değer eğitimi üzerine çalışmalar yürütüyor. Farklı platformlarda zaman zaman ülke gündemine ve kültür sanat konularına ilişkin yazılar da kaleme alan yazar, İngilizce biliyor olup evli ve bir çocuk babasıdır. Olayla ilgili resmi makamlarca yürütülen soruşturma süreci devam ederken, en güncel bilgileri sitemiz üzerinden anlık olarak takip edebilirsiniz.