Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • (TBMM) - YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bütçe görüşmeler...
- • AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Çalışma ve So...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
(TBMM) - YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, "Yüksek vasıflı çalışanların 2014'te asgari ücretin 3,20 katı aldığını görüyorsunuz. Şimdi bu oran 2,63. Yani sizler asgari ücreti artırmak yerine yüksek vasıflı üniversite mezunu, yüksek lisans mezunu insanların aldığı maaşı asgari ücret sınırına yaklaştırıyorsunuz" dedi. İşsizlik Sigortası Fonu'ndan yararlananların oranının düşük olduğunu belirten Özlale, resmi işsizlerin yalnızca yüzde 17,1'inin fondan yararlanabildiğini söyledi.
AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesinin görüşmeleri sürüyor. Komisyonda söz alan YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, sunumuna çalışma hakları ve emeklilerin durumuna ilişkin uluslararası endekslerden örnekler vererek başladı.
"ÇALIŞAN HAKLARI AÇISINDAN EN KÖTÜ 10 ÜLKE ARASINDAYIZ"
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Özlale, Türkiye'nin çalışan hakları bakımından Myanmar, Nijerya, Panama ve Esvatini ile aynı grupta yer aldığını belirterek, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun (ITUC) 2026 yılı endeksine göre Türkiye'nin çalışan hakları açısından en kötü 10 ülke arasında bulunduğunu söyledi. Emeklilerin durumuna ilişkin endeksleri de paylaşan Özlale, "Mercer Marsh endeksi. Ben burada incelenen 55 ülkeden 54'ünden daha kötüyüz. Yani 53'ünden daha kötüyüz. 54. sıradayız. Bizden daha kötü olan tek ülke var Arjantin. Mercer endeksine baktığımız zaman da daha iyi olduğumuz iki tane ülke var. Bunlardan bir tanesi Hindistan, öbürü de Kolombiya" dedi.
"İŞSİZLİĞİN DÜŞMESİNİN TEK SEBEBİ İŞ BULMAKTAN ÜMİDİNİ KESENLER"
Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için istihdamın artırılması gerektiğini belirten Özlale, işsizlik oranındaki düşüşün tek başına olumlu değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Özlale, iş bulma umudunu kaybeden kişilerin iş gücü piyasasından çıkmasının işsizlik oranını düşürdüğünü savundu. Özlale, "İş gücünde 7 puanlık bir artış var. İnsanlar iş bulmaktan artık tamamıyla ümidini kestikleri için iş gücü piyasasından çıkıyorlar ve o yüzden de işsizlik düşmeye başlıyor" dedi.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
Türkiye'nin dünya ortalamasına ulaşabilmesi için 900 bin erkek ve 4,7 milyon kadına ek iş yaratılması gerektiğini belirten Özlale, "Bizim emeklilere daha fazla para vermemiz için, sosyal güvenlik sistemini bütçe üzerinde daha fazla yük oluşturmaması için yapmamız gereken şey, enflasyonla mücadele kadar önemli, fon vurgusu ile mücadele kadar önemli yeni iş sahaları yaratmak, yeni istihdam yaratmak" dedi.
Özlale, 2027 yılı hedeflerinde istihdam oranı, iş gücüne katılım oranı ve kadınların iş gücüne katılım oranının 2026 yılı hedeflerinin altında tutulduğunu belirterek, istihdam programlarının bütçe payının da düştüğünü söyledi.
Dördüncü Sanayi Devrimi'nin ortasında olunduğunu ve yapay zeka gibi teknolojilere erişimin fırsat eşitliği açısından önem taşıdığını ifade eden Özlale, hayat boyu öğrenme programlarına ayrılan bütçeyi eleştirdi. Özlale, yeni beceriler edinmenin ve yaşam boyu öğrenmenin önemine ilişkin değerlendirmelerin bütçeye yansımadığını savundu.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun hangi mesleklerde hangi becerilere ihtiyaç duyulduğunu belirleyen önemli kurumlardan biri olduğunu kaydeden Özlale, kurumun ödeneğinin reel olarak düşürüldüğünü söyledi. Kadın ve engelli istihdamına yönelik programların bütçe içindeki payının da 2023 yılının altında kaldığını belirten Özlale, "O yüzden de maalesef söyledikleriniz lafta kalıyor" dedi.
"ASGARİ ÜCRET 2026 YILI AÇLIK SINIRININ ALTINDA KALIYOR"
Asgari ücretin satın alma gücünün gerilediğini belirten Özlale, bütçedeki vergi harcamaları içinde yer alan asgari ücret vergi istisnası kalemindeki artış üzerinden yaptığı hesaplamayı paylaştı. Özlale, yüzde 33'lük artış öngörüsünden hareketle asgari ücretin 36 bin 500 liraya ulaşacağını, bu tutarın 2026 yılı açlık sınırının bin 500 lira altında kaldığını söyledi. Yeni işe başlayan asgari ücretlilerin hesaba katılmadığı durumda ise tutarın 37 bin 400 liraya geldiğini belirten Özlale, bu hesaplamanın çalışanların yaklaşık yüzde 40'ını ilgilendirdiğini ifade etti.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Türkiye'de yalnızca asgari ücret değil, genel bir ücret sorunu bulunduğunu savunan Özlale, yüksek vasıflı çalışanların asgari ücrete oranla aldıkları ücretin gerilediğini söyledi. Özlale, "Yüksek vasıflı çalışanların 2014'te asgari ücretin 3,20 katı aldığını görüyorsunuz. Şimdi bu oran 2,63. Yani sizler asgari ücreti artırmak yerine yüksek vasıflı üniversite mezunu, yüksek lisans mezunu insanların aldığı maaşı asgari ücret sınırına yaklaştırıyorsunuz" diye konuştu.
"İŞSİZLERİN SADECE YÜZDE 17,1'İ FONDAN YARARLANIYOR"
İşsizlik Sigortası Fonu'ndan yararlananların oranının düşük olduğunu belirten Özlale, resmi işsizlerin yalnızca yüzde 17,1'inin fondan yararlanabildiğini söyledi. Özlale, fondan yararlananların oranının artırılması için Bakanlığın ne yapmayı planladığını sordu. İşsizlik Sigortası Fonu'nun işçilerin ücretlerinden kesilen kaynaklarla oluşturulduğunu belirten Özlale, fonun yönetimi ve kullanımına ilişkin İŞKUR'dan açıklama beklediklerini ifade etti. Özlale, "İşsizlik sigortası fonundaki parayı İŞKUR değerlendiriyor. Değil mi? İşsizlik sigortası fonundaki parayı. İŞKUR bu fon vurgununda, yani 21. yüzyılın en büyük fon vurgununda İŞKUR bence kamuoyuna çok ciddi bir açıklama yapmalı" dedi.
Komisyonda söz alan CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Bakanlığın 2027 yılı bütçesinin 2 trilyon 395 milyar lira olarak öngörüldüğünü, geçen yılki 447,9 milyar liralık bütçeye göre yaklaşık 1 trilyon 948 milyar liralık artış bulunduğunu belirtti. Akay, bütçedeki artışın büyük bölümünün cari transferlerden kaynaklandığını, bu kalemin 2 trilyon 387 milyar lira olduğunu ifade etti. Cari transferlerin alt kırılımlarında 353 milyar lira görev zararı ve 2 trilyon 33 milyar lira Hazine yardımı bulunduğunu kaydeden Akay, bütçeye aktarılan kaynağın emeklilere, bayram ikramiyelerine ve işverenlere yönelik prim desteklerine nasıl dağıtılacağının açıklanması gerektiğini söyledi.
Emeklilerin en düşük emekli aylığına gerçekleştirilmesi planlanıyor zam, kademeli emeklilik ve intibak düzenlemesi beklentilerini dile getiren Akay, Bakanlığın bütçe hedeflerinde emekli sayısındaki artışın kademeli emeklilik düzenlemesine işaret etmediğini savundu. Akay, 2027'de bayram ikramiyesi alacak emekli sayısının 16 milyon 411 bin, 2028'de ise 16 milyon 720 bin olarak öngörüldüğünü belirterek, bu verilerde kademeli emekliliğe yönelik bir düzenleme sinyali görmediğini ifade etti.
Akay, fon krizinde 820 milyar liralık kayıp yaşandığını belirterek, bu tutarın emeklilere dağıtılması halinde kişi başına yaklaşık 49 bin 969 lira ödeme yapılabileceğini söyledi. Vergi harcamaları kapsamında tahsilinden vazgeçilen muafiyet ve istisnaların da emekliler için kaynak oluşturabileceğini ifade eden Akay, 1 trilyon 79 milyar liralık vergi harcamasından vazgeçilmesi halinde her emekliye 65 bin lira ödeme yapılabileceğini savundu.
"İŞSİZLİK SİGORTASI FONUNDAN TASARRUF EDİLEMEZ"
İşsizlik Sigortası Fonu'nun varlık büyüklüğünün eylül ayı sonunda 883 milyar lira olduğunu, Bakanlığın açıklamasına göre ekim ayında 900 milyar lirayı aştığını belirten Akay, fon kaynaklarının işsiz kalan çalışanlara daha fazla aktarılması gerektiğini söyledi. Fonun gelirleri içinde devlet katkısının yüzde 1'den beşte bire düşürülmesini de eleştiren Akay, şöyle konuştu:
"İşçiye daha fazla gitmesi lazım. Yararlanma koşulları ağır, kolaylaştırılması gerekiyor. Bir de üstüne üstelik bu işsizlik sigortası fonunun gelirlerinde işçi işveren desteğinin haricinde devlet katkısı varken yüzde 1'den binde beşe indirilip bunun kaynağı da daraltıldı. İşsizlik sigortası fonundan tasarruf edilemez. Tasarruf edilecek bir sürü yer var. Buralardan edilmesi lazım. İnsanlar işsiz kaldığında, istihdam düştüğünde hayatta tutunabilmeleri için böyle bir düzenli gelire ihtiyaçları var."
BAKIRLIOĞLU: "KADEMELİ EMEKLİLİKLE İLGİLİ BİR DÜZENLEME ÖNGÖRÜLMÜYOR"
YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ise şu değerlendirmelerde bulundu:
"'Sosyal Güvenlik Sistemi Bayram İkramiyesi' programında emekli sayılarını yıllar itibarıyla vermişsiniz. 2026'da 16 milyon 330 bin, ancak 16 milyon 104 bin olarak gerçekleşmesi tahmin ediliyor. 2027 için 16 milyon 411 bin kişinin bayram ikramiyesi alacak emekli sayısı olarak kendi raporlarınızda belirtmişsiniz. Yani 310 binlik bir artış var. Ben şimdi bu artış kalemine baktığım zaman görüyorum ki kademeli emeklilikle ilgili 2027 yılında bir düzenleme öngörülmüyor. Peki, 2028'de var mı diye baktığımız zaman 2028'de de 16 milyon 410 binden 16 milyon 720 bine çıkarılıyor. 330 binlik bir artış var. Burada da kademeli emeklilikle ilgili bir sinyal alamıyoruz. Yani burada insanlar bir günde, bir ayda 17-20 yıl kayba uğramışlar. Fazla prim ödemişler. Daha az prim ödeyenler emekli olmuş, kendileri olamamışlar. Şimdi bekliyorlar. Buradaki bir adaletsizliğin mutlaka giderilmesi gerekiyor. Eğer ben yanlış yorumluyorsam siz bu yorumu burada düzeltip kademeli emekliliğin geleceği veya emeklilerin, Sayın Cumhurbaşkanı'nın da açıkladığı şekliyle, mali koşulların imkan verdiği ölçüde iyileştirileceği ile ilgili müjdeli bir haber bekliyorlar. Bu bütçe görüşmelerinde değil ama bütçe bittikten sonra ayrı bir kanun teklifiyle mutlaka gelecektir. Ama baktığımız zaman sistem değişikliğiyle ilgili çok ciddi artış olmasına rağmen emeklilere, çalışanlara verilebilecek ücret artışıyla ilgili ben bu bütçede yeterli kaynak görmedim. Nereden, nasıl tamamlanacak? Çünkü açlık sınırı 38 bin olmuş, yoksulluk sınırı 124 bine dayanmış. En düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira. Asgari ücret 28 bin 75 lira. Ara zam yok. Biz defalarca söyledik, önergeler verdik burada, bu komisyonda. Asgari ücretin şu koşullarda en az 45 bin, hatta daha üstü; en düşük emekli aylığının da net asgari ücrete bağlanmasıyla ilgili kanun teklifi de verdik. Burada komisyonda bekliyor. Sayın Başkan'a da söyledik, gündeme alın, bu müjdeyi de buradan verelim diye. Ama o da düzenlenmedi. Hani sefalet ücreti içerisinde hayatlarını devam ettirmek isteyen bir emekli kitlesinden bahsediyorum."