Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin şartları yerine getirilmediği ve ABD taahhütlerini uygul...
  • İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre Kalibaf, İran Meclisinde milletvekillerine hitaben yaptığı kon...
  • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin şartları yerine getirilmediği ve ABD taahhütlerini uygulamadığı sürece Hürmüz Boğazı'nın açılmayacağını söyledi.

İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre Kalibaf, İran Meclisinde milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Diplomasi sahnesinde "akılcı ve pazarlığa kapalı" bir tutum izlediklerini dile getiren Kalibaf, İran'ın mesaj ve şartlarının aracılar vasıtasıyla ABD'ye iletildiğini ifade etti.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Kalibaf, "Bu şartlar yerine getirilmediği sürece, İran halkının meşru hakları tanınmadıkça ve ABD taahhütlerini uygulamadıkça, hiçbir şekilde müzakerelerden öncesine dönülmeyecek ve Hürmüz Boğazı açılmayacak." dedi.

İran'da ABD ile müzakerelere karşı çıkan kesimlere de seslenen Kalibaf, "Biz, savaş ya da müzakere şeklindeki ikilemin gerçekçi olmadığına, hem savaşılması hem de müzakere edilmesi gerektiğine inanıyoruz." diye konuştu.

Makul ve güçlü şekilde savaşılması, uygun zamanda ise güç ve akılcılıkla müzakere edilmesi gerektiğini söyleyen Kalibaf, şu ifadeleri kullandı:

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

"Gerektiği anda sahip olduğumuz tüm askeri kapasiteyle düşmanı geri püskürtmeli ve ona ağır darbeler indirmeliyiz. Ancak sahada önemli bir zafer elde ettiğimiz ve düşmanın zayıf durumda olduğu bir zamanda, diplomasi araçlarıyla bu kazanımları pekiştirmeliyiz."

Kalibaf'ın açıklaması, petrol piyasalarında boğazın yeniden açılmasına dair beklentilerin zayıfladığı bir döneme denk geldi. Brent petrol 18 Eylül'de yüzde 0,91 gerileyerek varil başına 103,87 dolardan, ABD ham petrolü WTI ise yüzde 1,58 düşüşle 100,30 dolardan işlem gördü. Düşüşe rağmen tablo son bir yılda çarpıcı: Brent yıllık bazda yüzde 55,8, WTI ise yüzde 60,7 değer kazanmış durumda. Aylık artış ise Brent'te yüzde 13,4, WTI'de yüzde 18,9 seviyesinde.

Piyasa, 15 Eylül'de 106 dolarla dört ayın zirvesini gördükten sonra Suudi Arabistan'ın alternatif tedarik hamleleriyle bir miktar geriledi. Riyad, boğazın dışında gemiden gemiye aktarma yöntemiyle Ras Tanura'dan eylül ve ekim yüklemeleri için 60 milyon varile varan satış yaptı ve son altı günde Hürmüz üzerinden günlük 2,8 milyon varil taşıdı. Bu rakam ağustos ayındaki günlük 700 bin varillik seviyenin dört katından fazla.

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

Boğazdaki asıl darboğaz ise trafik verilerinde görülüyor. Savaş öncesinde günde yaklaşık 125 büyük ticari geminin geçtiği Hürmüz'de, 17 Eylül'de yalnızca dört emtia gemisi tespit edildi. Eylül başında günlük ortalama 15 gemi olan trafik, 11 Eylül'de 7'ye kadar gerilemişti. Bu veriler, transponder sistemlerini kapatarak geçen gemileri kapsamıyor.

Tabloyu ağırlaştıran bir başka gelişme, Suudi Arabistan'ın Hürmüz alternatifi olan Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'nın 11 Eylül'deki saldırıların ardından devre dışı kalması oldu. Üç pompa istasyonunun hasar gördüğü hattın durması, günlük 7 milyon varillik petrolün Kızıldeniz'e yönlendirilmesini engelledi. Aramco'nun en az iki Avrupalı rafineri müşterisine önümüzdeki ay ham petrol veremeyeceğini bildirdiği aktarıldı.

Normal şartlarda dünya petrol ticaretinin yüzde 20'sinden fazlası ile küresel LNG arzının yaklaşık beşte biri Hürmüz'den geçiyor. Hürmüz'ün kapalı olması, Babülmendep'teki kısıtlar ve Doğu-Batı hattının durması bir araya geldiğinde, küresel ticaretin yüzde 39'una ve deniz yoluyla yapılan sevkiyatların yüzde 31'ine varan bir aksama oluşuyor.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Uzayan tanker kısıtları, OPEC üyelerini üretim kesmeye zorladı; Suudi Arabistan'ın üretimi son dönemde 1990'dan bu yana en düşük seviyeye indi. ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de rekor düşük seviyeye yakın bulunuyor.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, 20 Mart'ta yayımladığı senaryo çalışmasında, boğazın altı ay fiilen kapalı kalması halinde Brent'in 2026 yıl ortalamasının 120 dolara çıkabileceğini, kapanma süresi boyunca fiyatın 130-170 dolar bandına fırlayabileceğini öngörmüştü. Üç aylık kapanma senaryosunda ise yıl ortalaması 100 dolar olarak hesaplanmıştı; eylül itibarıyla bu seviye zaten aşılmış durumda. Kuruluşun savaş öncesi temel beklentisi varil başına 63 dolardı.

Piyasa modellerine dayalı güncel projeksiyonlar ise Brent'in 12 ay içinde 122,78 dolar seviyesine yönelebileceğine işaret ediyor.

Kriz, tüketiciye pompadan yansıyor. ABD'de benzinin galon başına ülke geneli ortalaması 17 Eylül itibarıyla 4,44 dolara çıkarak yıllık yüzde 38,7 arttı; motorin ise bir yıl önceki 3,70 dolardan 6,40 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD'de ağustos ayı yıllık enflasyonu yüzde 3,4 olurken, benzindeki yüzde 3,9'luk artış aylık artışın üçte birinden fazlasını tek başına oluşturdu. Fed, 17 Eylül'de 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırarak politika faizini yüzde 3,75-4 aralığına çekti.

Doğal gaz cephesinde de tablo gergin: Avrupa gaz referansı 18 Eylül'de yüzde 4,14 artışla 79,52 seviyesine çıktı. Katar'ın Ras Laffan tesislerinin mart ayında gördüğü hasarın ardından ülkenin LNG üretim kapasitesindeki yüzde 17'lik kaybın giderilmesinin 3-5 yıl sürebileceği tahmin ediliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı, yaşanan kesintiyi "küresel petrol piyasası tarihindeki en büyük arz kesintisi" olarak nitelendirmişti.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.