Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • Küresel piyasaların en güvenli limanı olarak kabul edilen altın, Orta Doğu'daki başlangıcından bu yana diğer a...
  • Çatışmanın ilk ayı olan mart ayında dünya borsalarını temsil eden FTSE All-World endeksi yüzde 9, S&P 500 ende...
  • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

Küresel piyasaların en güvenli limanı olarak kabul edilen altın, Orta Doğu'daki başlangıcından bu yana diğer ana varlık sınıflarının gerisinde kalarak yatırımcısını şaşırttı. 2021 yılından bu yana istikrarlı bir yükseliş sergileyen ve 2025 yılında yüzde 55 gibi çarpıcı bir artış kaydeden değerli metal, son dönemde yaşanan satış baskısıyla geleneksel "güvenli liman" statüsünün sorgulanmasına neden oldu.

Çatışmanın ilk ayı olan mart ayında dünya borsalarını temsil eden FTSE All-World endeksi yüzde 9, S&P 500 endeksi yüzde 7,8 değer kaybederken altındaki kayıp yüzde 14,5’e ulaştı. Bu durum, jeopolitik kriz dönemlerinde altının genellikle diğer varlıklardan daha iyi performans göstererek portföyleri koruduğu tarihsel trendden belirgin bir kopuşu işaret ediyor.

Morgan Stanley Research Metaller ve Madencilik Emtia Stratejisti Amy Gower, altının bu dönemdeki zayıf performansını reel faiz oranlarındaki beklentilere bağlıyor. Gower’a göre, çatışmanın tetiklediği enerji arz şoku, ABD’de faiz indirimi umutlarını azaltarak altının "güvenli liman" işlevini baskıladı.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Analizde,altının her zaman enflasyonist şoklara karşı koruma sağlamadığı vurgulanıyor.Yüksek petrol fiyatları ve tedarik zinciri aksaklıkları faiz beklentilerini yukarı çektiğinde, faiz getirisi olmayan altın bu durumdan olumsuz etkileniyor. Gower, "Altının para politikasına duyarlılığı, temel fiyat belirleyici olarak jeopolitik risklerin önüne geçti" değerlendirmesinde bulunuyor.

Fiyatlar üzerindeki bir diğer olumsuz etken ise kurumsal talepteki yavaşlama oldu. 2022'den bu yana altın stoklarını artıran merkez bankaları, Mart ayında alımlara ara verdi. Bankanın analizinde Merkez Bankası'nda da yer verildi. Analizdeki verilere göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 27 Şubat - 27 Mart tarihleri arasında 52 ton altın satışı gerçekleştirirken, 79 tonluk swap işlemi yaptı.

Hindistan ise külçe altın ithalat onaylarını erteledi. Yatırım fonları (ETF), yılın ilk iki ayında biriktirdikleri 150 tonun yaklaşık 90 tonunu elden çıkardı.

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Morgan Stanley, kısa vadeli sarsıntıya rağmen yılın ikinci yarısı için iyimserliğini koruyor. Merkez bankalarının ve ETF'lerin alımlara yeniden başlamasıyla altının ons fiyatının yıl sonuna doğru 5.200 dolara yükseleceği öngörülüyor. Bu rakam nisan sonu seviyelerine göre yaklaşık yüzde 9’luk bir artış anlamına geliyor.

Kurum ekonomistleri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 2027 yılının Ocak ve Mart aylarında 25'er baz puanlık faiz indirimine gitmesini bekliyor. Analizde bu beklentinin ETF alımlarını tetikleyerek altına destek vereceği öngörülüyor.

Ancak bu yükseliş senaryosu bazı riskleri de barındırıyor. İran ile çatışmanın uzaması ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji akışının kesilmesi, petrol fiyatlarını ve enflasyonu yüksek tutarak Fed’in faiz indirim yol haritasını karmaşıklaştırabilir. Uzmanlar, piyasaların "daha uzun süre yüksek faiz" beklentisine girmesi durumunda altın fiyatlarının baskı altında kalmaya devam edebileceği konusunda uyarıyor.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.