Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • (ANKARA) - Saadet Partisi Siyasi İşler Başkanı ve Ankara Milletvekili Mesut Doğan, yolsuzluk ve kamu denetimin...
- • Saadet Partisi Siyasi İşler Başkanı ve Ankara Milletvekili Mesut Doğan, gündeme ilişkin sosyal medya hesabında...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
(ANKARA) - Saadet Partisi Siyasi İşler Başkanı ve Ankara Milletvekili Mesut Doğan, yolsuzluk ve kamu denetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Devletin görevinin yalnızca suç işlendikten sonra müdahale etmek değil, suçu önleyecek caydırıcı mekanizmaları işletmek olduğunu belirten Doğan, "Yanlış yapan bizdense affını isteriz, muhalefetten ise örgüt bağlantısı oluşturur içeri atarız yaklaşımı adaleti kurşunlamaktır" dedi.
Saadet Partisi Siyasi İşler Başkanı ve Ankara Milletvekili Mesut Doğan, gündeme ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. İktidara yönelik eleştirilerde bulunan Doğan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Devletin asli vazifesi hırsızı yakalamak değil hırsızlığı engellemektir. Hırsızlık/yolsuzluk yapma imkanı varsa, devletin/hükümetin caydırıcı güç konumu iflas etmiş, yani asli vazifesini yapmamış demektir. Kanunun ağırlığından çekinen bir ahlak yerine, doğru kapıyı çalarak her bedelden sıyrılabileceğini bilen bir imtiyaz zümresi inşa edildiğinde hırsızlık sıradanlaşır. Bu tablo, cezanın değil sadakatin konuştuğu bir siyasal nizamın kaçınılmaz bilançosudur. İktidarlar ülkede yaşanan güzelliklerin vesilesi olduğu gibi, yaşanan tüm çirkinliklerinde baş sorumlusudur. Millet, iktidar ve iktidar sahiplerinin kazanımları sahiplenip övgüyü tekeline alan, ülkenin yıkımlarına ve çöküşlerine neden olan skandalları başkasına ciro eden yaklaşımlarından artık sıkıldı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Bir yıla yakın süredir yaşananları ve yolsuzluğu seyreden kamu bürokrasisinin, denetleyici kurum ve kurulların en üst yöneticisi tartışmasız Cumhurbaşkanıdır. Yolsuzluğu engellememenin hesabını vermek yerine, yolsuzluk yapanların görevden affını talep etmek, yolsuzluktan kaçınmayan, arsızlıktan çekinmeyen, milletin hakkını ve hukukunu yiyenlerin 'bir yolunu buluruz' bakış açısının da sermayesini oluşturuyor. Beyanatları 'Cumhurbaşkanını Yedirmeyiz' Olanların, İcraatları 'Milletin Hakkını Yemek, Milletin Parasıyla Servet edinmek' Olduğu Bir Kez Daha Görüldü.
AK Parti'nin 25 yıllık iktidarında ne yazık ki siyasette, bürokraside, iş dünyasında devletin gücünü, milletin hakkını sömüren binlerce 'kene' oluştu. Bu 'keneler' için Cumhurbaşkanı milletten yetki almak için bir anahtar, 'Cumhurbaşkanımızı yedirmeyiz' sloganı ise günahlarını ve suçlarını örtmek için kullandıkları kirli bir örtüydü. Sürekli Cumhurbaşkanını koruma hassasiyeti üzerinden kendilerine koruma kalkanı ürettiler ve üretmeye devam ediyorlar. Yanlış yapana göre değişmez. Yanlış yapan bizdense affını isteriz, muhalefetten ise örgüt bağlantısı oluşturur içeri atarız yaklaşımı adaleti kurşunlamak ahlaki çöküşe ise imza atmaktır."