Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • (İSTANBUL) - İBB Davası'nda çaprez sorgusu yapılan Ekrem İmamoğlu, Belediyenin dış finansman kullanımına ilişk...
- • İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada, aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 53'ü tutukl...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
(İSTANBUL) - İBB Davası'nda çaprez sorgusu yapılan Ekrem İmamoğlu, Belediyenin dış finansman kullanımına ilişkin savcının sorularına tepki gösteren İmamoğlu, "Bu tabloyu önünüze koyan sizi rezil etmek için yapmış" dedi. İddianamede 60 milyar liralık dış finansman üzerinden kamu zararına yol açıldığı iddiasını "Bu dosyanın en rezil sayfalarından biridir" sözleriyle eleştiren İmamoğlu, "Bu iddianameyi oraya koyan savcı kalemini kırsın" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, "2027'de ödeyeceğimiz 360 milyon dolar, 300 milyon dolar hesapta. İBB'ye çökmeye çalışanlara duyurulur" diye konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada, aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.
Davanın 101'inci gününde, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen duruşmada, İmamoğlu'nun çapraz sorgusu sürüyor.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Savcının, Fatih Keleş'in 125 milyon TL'lik ortaklık girişimi ve iştirak genel müdürlerinin beyanlarıyla ilgili sorularına yanıt veren İmamoğlu, "İddia makamının Fatih Keleş aşkından dolayı aşırı şekilde yönlendirmesiyle doğan ifadeler olduğunu düşünüyorum" dedi. Savcının, Keleş'in İmamoğlu'nun bilgisi dışında böyle bir girişimde bulunup bulunamayacağını sorması üzerine İmamoğlu, "Yapmaz. Böyle bir şeye girmez, tenezzül dahi etmez" yanıtını verdi.
Keleş'in 2024 Mart itibarıyla siyaset yapmayacağını ve ticaretle uğraşacağını ifade ettiğini belirten İmamoğlu, 31 Mart'tan sonra kendisinden spor kulübündeki görevini bırakmamasını istediğini söyledi. İmamoğlu, "Spor kulübüyle ve sporla ilgili faaliyetlerle ilgilendi. Onun dışında Fatih Keleş ticaret yapmıştır. Ticaretiyle ilgili de hiçbir bilgim yoktur" diye konuştu.
"ŞİKAYET ÜZERİNE GÖREVİNİ YERİNE GETİRMİŞTİR"
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
Savcı, Cebeci sahasındaki izinsiz dolguya ilişkin İBB çevre denetim ekiplerinin sahaya giderek tutanak tuttuğunu ve 1,8 milyon TL idari para cezası kestiğini hatırlattı. Söz konusu tutanağın 5 Haziran 2025 tarihli olduğunu belirten savcı, cezanın İmamoğlu ve ekibinin tutuklanmasından aylar sonra kesilmesini sorguladı. Savcı, İBB'nin 2019'dan tutuklanma tarihine kadar geçen sürede ceza kesmemesinin bir denetim refleksi mi yoksa geçmişe dönük sorumluluktan kurtulmaya yönelik bir hamle mi olduğunu sordu. İmamoğlu, sorunun kasıtlı olduğunu düşündüğünü belirterek, İBB zabıtasının şikayet üzerine harekete geçtiğini söyledi. İmamoğlu, "Dolayısıyla 'Böyle bir sorumluluğu vardı da önceden ihmal etti, sonradan harekete geçti' demedim. Yine şikayet üzerine daha önce de harekete geçip Sultangazi Belediyesi'ne sormuştu. Bu sefer direkt burayla ilgili şikayet geldiği için oraya zabıta yollamayı uygun görmüş" dedi.
"İBB ÇATIR ÇATIR HESABINI SORAR, SORMAYANLARDAN DA BEN SORARIM"
Cebeci sahasında İBB'nin rutin kontrolü ve rutin bir sorumluluğu bulunmadığını savunan İmamoğlu, "Görevini yerine getirmiş ama yine Valilik işi görmezden gelmiş. Olayın özeti budur. Onun için daha önceden ihmal yoktur, şikayet üzerine görevini yerine getirmiştir" ifadelerini kullandı.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Savcının dört yıl boyunca sahaya ilişkin kaç şikayet geldiğini sorması üzerine İmamoğlu, daha önce de şikayet geldiğini belirtti. Bu şikayet üzerine Sultangazi Belediyesi hakkında teftiş başlattığını söyleyen İmamoğlu, "O dönem o bölgede o dönemde geldiğini bana ilettiler, 'Ne yapalım?' dediler. Ben dedim: 'Hemen teftiş başlatın.' Teftiş başlatıldı ve Sultangazi Belediyesi ile ilgili süreç işletildi" diye konuştu.
İmamoğlu, resmi bir şikayet geldiğinde İBB'nin harekete geçmemesinin mümkün olmadığını belirterek, "Öyle bir kurum değildir İstanbul Büyükşehir. Çatır çatır hesabını sorar yani. Sormayanlardan da ben sorarım, hiç merak etmeyin" dedi.
"BURAK KORZAY BECERİKSİZLİĞİNİN ÜSTÜNÜ ÖRTÜYOR"
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Savcı, İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay'ın sahada denetim yapmasının Fatih Keleş tarafından engellendiği yönündeki iddiayı gündeme getirdi. Savcı, İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından belediye ekiplerinin sahada denetim yaparak ceza kesmesini, Keleş'in oluşturduğu öne sürülen koruma kalkanının kalkmasıyla ilişkilendirdi. İmamoğlu, iddiaya ilişkin, "Burak Korzay yalan, yalan konuşuyor. Beceriksizliğinin üstünü örtüyor" dedi. Savcının "Burak Korzay m?" diye sorması üzerine İmamoğlu, "Evet, evet" yanıtını verdi.
"ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ'NE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUN, BENİMLE İLGİSİ YOK BU GÖRÜNTÜNÜN"
Savcı, Orman ve Tarım Bakanlığı ile İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü'nün dosyadaki yazısında, 2020'den itibaren Cebeci bölgesinde orman sınırları içerisine hafriyat ve dolgu yapılmasına ilişkin izin verilmediğinin belirtildiğini söyledi. Savcı, izin verilen alanın dışına çıkılarak orman sınırlarına milyonlarca ton hafriyat döküldüğünün uydu ve drone görüntüleriyle kanıtlandığını ileri sürdü.
İmamoğlu, bu iddialar üzerine Orman Bölge Müdürlüğü hakkında suç duyurusunda bulunulmasını önerdi. İmamoğlu, "Çünkü buranın denetleme hakkı onlarda. Hangi belgeler tutulmuş, neler yazmışlar, muhatabı kimmiş, belgeleri isteyin. Benimle hiç ilgisi yok bu görüntünün" dedi.
Orman sınırlarına ilişkin görüntülerin tek başına yeterli olmadığını ifade eden İmamoğlu, şöyle konuştu:
"'Ormandan bir dal kesenin başını keserim' diyen Fatih Sultan Mehmet'in evlatlarıyız biz. Ben de diyorum ki size, Orman Bölge Müdürlüğü'ne... Ben anlamam. Uyduda yeşil görünen yer orman mıdır, değil midir onu bile bilmem. Buradan kestirmem mümkün değil, siz de kestiremezsiniz. Orman bile olmayabilir, o yeşillik çimen de olabilir."
İmamoğlu, Orman Bölge Müdürlüğü'nden beş yıllık denetim kayıtlarının istenmesini önererek, "Hemen Ormana yazı yazınız. Deyiniz ki: '5 yıl boyunca hangi denetlemeleri yaptınız? Hangi tutanakları tuttunuz? Bu rezilliğin şeyi nedir? Derhal bize cevap verin' deyin. Alın cevabınızı, ona göre yapın soruşturmanızı Sayın Savcı" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, kantar görevlisinin MAPEG, Orman Bölge Müdürlüğü ve Sultangazi Belediyesi görevlilerinin denetim için sahaya geldiğini söylediğini de aktardı.
"BU TABLOYU ÖNÜNÜZE KOYAN SİZİ REZİL ETMEK İÇİN YAPMIŞ"
Duruşmada daha sonra belediyenin finansmanına ilişkin sorulara geçildi. Savcı, kamu finansmanı ve borç yönetimine ilişkin mevzuatı hatırlatarak, Hazine onayıyla gerçekleştirilen dış finansmanın tahsis amacı dışında belediyenin cari harcamalarında veya iştirakler üzerinden üçüncü kişilere ödeme yapmak için kullanılmasının yasak olduğunu belirtti. Savcı, milyarlarca liralık kamu borcunun bütçe mevzuatı dışında bir ekonomi mantığıyla yönetilip yönetilemeyeceğini sordu.
İmamoğlu, sorunun ve ekrana yansıtılan tablonun kendisini hedef aldığını vurgulayarak, "Savcı Bey, şu soruyu kim yazdıysa, bu tabloyu da buraya koyup sizin önünüze kim delil koyduysa sizi rezil etmek için yapmış. Bakın, bu kadar net söylüyorum, üzülerek söylüyorum" dedi. Savcının "Rezil derken neyi kastettiniz" diye sorması üzerine İmamoğlu, iddianamedeki anlatımla yurt dışı finansmanının akışı arasında ilişki bulunmadığını belirtti. İmamoğlu, "İddianameyi yazanlar zaten yurt dışı finansmandan anlamıyorlar, kredi kullanmaktan anlamıyorlar, cari hesap incelemesinden anlamıyorlar" ifadelerini kullandı. Savcının kanundaki maddeleri hatırlatması üzerine İmamoğlu, belediyenin finansman yönetimini savunarak, "Biz gayet güzel yönettik. Sayıştay denetledi" dedi. İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunu yazan savcı ise üzüntüyle söylüyorum; o kalemini kırsın! Üzüntüyle söylüyorum. Bu iddianameyi oraya koyan savcı kalemini kırsın! Anlatabiliyor muyum? Buradan '60 milyarlık yurt dışı finansmanından yani kamunun parasını sağa sola peşkeş çekti ve burada 60 milyarlık zarar edildi' demek var ya Sayın Savcı, bu, bu dosyanın en rezil sayfalarından biridir yani."
"SORUYU DA İDDİANAMEYİ DE YAZANA ALLAH AKIL FİKİR VERSİN DİYE DUA EDİYORUM"
Savcının, belediyenin dış kredi kullanımına ilişkin sorusuna İmamoğlu, "Bu işten anlamıyorlar. Cahil yazmış bunu, kim yazmışsa bu soruyu da bu iddianameyi de. Soruyu da iddianameyi de yazana Allah akıl versin diye dua ediyorum onlara. Mehmet Şimşek'e sorsunlar diyeceğim ama korkudan cevap bile veremezler" dedi.
Savcının, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile görüşmesine ilişkin sorusu üzerine İmamoğlu, Şimşek'in onay vermediğini, ancak kendileriyle görüşülmesini söylediğini belirterek, "Genel sekreterimle bir bakan yardımcısını eşleştirdiler, birkaç ay görüştüler, olumsuz döndüler sonunda. Yani 'koruma veremeyeceklerini, mümkünse vadesi gelince ödeyin' dediler. Biz de çatır çatır ödedik. Şu anda da 2027'de ödeyeceğimiz 360 milyon dolar, 300 milyon dolar hesapta duyurulur. İBB'ye çökmeye çalışanlara duyurulur. Paramız var yani hesapta" ifadelerini kullandı.
"BÖYLE BİR SAVCILIK DİLİNİ REDDEDİYORUM"
Savcının, Fatih Keleş, Adem Soytekin ve Tuncay Yılmaz'ın mal varlığı artışlarına ilişkin soruları üzerine İmamoğlu, "Ne ticari artışı varmış? Benle ne alakası var" dedi. Savcının, belediyenin malları ve paralarının söz konusu kişiler tarafından uhdesine geçirilmesine ilişkin sorusuna İmamoğlu tepki göstererek, "'Geçirmesini diyorsunuz' savcı, böyle soru olur mu ya? Siz inanmışsınız buna" dedi. Savcı, Adem Soytekin'e geçen tapular olduğunu belirtirken İmamoğlu, "Hangi tapular varmış Adem Bey'e" diye sordu. Savcının Beylikdüzü'ndeki tapuları işaret etmesi üzerine İmamoğlu, "Bana ne o adamın aldığı tapudan, Adem'e bana ne bakın, Adem de olsa beni ilgilendirmiyor. Bu tutum ve tavrınızı hiç hoş bulmadığımı ifade edeyim, doğru da bulmuyorum. Böyle bir savcılık dilini reddediyorum" dedi.
"TÜMÜYLE YALANDIR, YAPILAN ALIŞVERİŞ EVRAKLIDIR"
Savcının, Kameroğlu İnşaat Genel Müdürü ve daha sonra Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı olan Veysel Erçevik ile Adem Kameroğlu'nun ruhsat karşılığında dubleks villa devri ve 1,5 milyon TL ödeme yapıldığı iddiasına ilişkin sorusuna İmamoğlu, "Tümüyle yalandır. Yapılan alışveriş evraklıdır. Senet verilmiştir, ödenmiştir, taksitle iddia edildiği gibi ne iskanla ne ruhsatla ilgili olmadığı tarihler bakımından ortaya konmuştur. Hiçbir ilişkimiz olmadı. Hatta ödeme konusunda sıkıntı çeken şirketin bir miktar ödeme yapamayıp daha sonra senet yerine çek verdiği ortadadır, belgededir" dedi.
İmamoğlu, söz konusu yapıyı bir kez gezdiğini belirterek, "Ev nasıl teslim edilecek, ne gerçekleştirilmesi planlanıyor, hiçbir şey konuşulmadı, ev teslim edildi, teslim edildiği şekilde teslim alındı, bir süre yazlık olarak kullandık, ondan sonra da burası satıldı. Nokta. Ticaret" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, iddialara ilişkin ifadeler için de "Duyumlarla iddia olunmaz" dedi. Savcının lüks mobilya faturalarına ilişkin sorusuna ise İmamoğlu, "Hiçbir bilgim yok" yanıtını verdi.
"SAYIN CUMHURBAŞKANI'NIN OĞLUNUN, DAMADININ OLDUĞU ORTAMLARDA NASIL TEDBİRLER ALINDIĞINI GÖZLERİMLE GÖRDÜM"
Savcının Le Meridien Otel'deki toplantı salonunun önünde kameraların siyah bantla kapatıldığı ve valizlerle jammer olduğu iddia edilen cihazların taşındığı yönündeki sorusu üzerine İmamoğlu, "Ben böyle bir talimat vermem. Bu işler yapılır, edilir, sizin arka planınızdaki insanlar tasarlar, eder. Bunu bu şekilde iddia makamının çok sevmesine, bu işe aşık olmasına da üzüntüyle karşılıyorum" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, şöyle devam etti:
"Benim kendi yaşamımda yüzlerce şahit olduğum Bakanın olduğu, Bakan Yardımcısının olduğu, Sayın Cumhurbaşkanı'nın oğlunun olduğu, damadının olduğu ortamlarda nasıl tedbirler alındığını ben gözlerimle gördüm, yaşadım. 'Vay buradan bir şey yakaladık' deyip Le Meridien'i alet etmek, giriş kameraları, buradan para çantaları üretmek gerçekten içler acısı bir durumdur. Nokta. Başka bir şey demiyorum yani."
"EROL NAİM VE MEHMET YILDIRIM'A SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUN"
Savcının, gözaltına alınma sürecinin ardından Rumeli Hisarı'ndaki başkanlık konutunda güvenlik kamerasının sökülmesine ilişkin talimat verip vermediği sorulan İmamoğlu, "Ben hapisteyim yani Sayın Savcım" yanıtını verdi.
İmamoğlu, olayları koruma görevlisi Mustafa Akın ve diğer görevlilerden takip ettiğini belirterek, Erol Naim Özgüner hakkında soruşturma başlatılmamasını eleştirdi. İmamoğlu, "Bence gidin onu araştırın. Aynı cep telefonu gibi. Hani cep telefonu meselesi var ya Erol Naim Bey'in Sayın Savcım. Benzer bir durum yani. Burada ne aranıyor, bu adamdan ne isteniyor? Bence Erol Naim ve Mehmet Yıldırım denen avukatına suç duyurusunda bulunun, benim tavsiyem odur yani" ifadelerini kullandı.
"ERTAN'IN YALANDA SINIR TANIMAYAN BİR HALİ VAR"
Savcının, İSTAÇ Genel Müdürü merhum Mustafa Canlı'nın Aykut Erdoğdu ile ilgili bir konudan bahsettiğini ve iddianamede bir milyon dolar, hatta 1,2 milyon dolarlık rüşvet iddiası bulunduğunu söylemesi üzerine İmamoğlu, konu hakkında bilgisinin burada dinlediği ölçüde olduğunu belirtti.
İmamoğlu, "Aykut Bey'in bana arayın demiş ki yani böyle böyle kamu yararına bir işte faydalı husus, ben de Ertan'la görüşün demişim, demişimdir. Ha, demişimdir benim hatırladığım. İlişki tamamı bu kadardır yani" dedi.
Savcının Ertan Yıldız'ın Aykut Erdoğdu hakkında kendisine yönelik bir konuşma yapıp yapmadığını sorması üzerine İmamoğlu, "Hayır, geçmediği gibi Ertan'ın yalanda sınır tanımayan bir hali var" ifadelerini kullandı. İmamoğlu, Ertan Yıldız'a ilişkin olarak da "Benim nezdinde sıfır itibara sahip, muteber olmayan bir insan hüviyetindedir" dedi.
"KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN BURAYA TANIK OLARAK ÇAĞRILMASINI TALEP EDİYORUM"
Savcının CHP İl Binası'nın alınması sürecini sorduğu İmamoğlu, o dönemde aracılar üzerinden kendileriyle anlaşma sağlamaya çalışanların olduğunu belirterek, "Hepsini kovduğumu da hatırlıyorum. Biz yani işimizden ya da siyasetimizden şüphe edecek bir anımız yok ki. Bu konu bir, bu konu bu davaya niye muhatap? İki, diğer konuyla yani diğer davayla yürütülenle ayrı farkı ne bunun? Üç, tekrar ifade ediyorum, mademki bu mahkemeyi bu konu meşgul edecek Sayın Başkan, tekrar ifade ediyorum: Kemal Kılıçdaroğlu'nun buraya tanık olarak çağrılmasını talep ediyorum" diye konuştu.
Savcının Şişli bölümündeki Medicana Hastanesi'ne ilişkin 8 milyon dolarlık rüşvet iddiasını sorması üzerine İmamoğlu, hastane sahiplerinin kendisiyle görüştüğünü doğruladı. İmamoğlu, "Zaten burada kendisi de bahsetti, doğru. Bunun tersini söyleseydi ben de çıkar, burada kendisine soru sorardım. Sormamamın sebebi, doğru" dedi.
İmamoğlu, kendisine gelen kişileri ilgili muhatabına yönlendirdiğini veya randevularına destek olduğunu belirterek, "Yönlendirdim, ondan sonrası tümüyle Emrah Şahan'ın anlattığı şekliyle öyle olduğuna inanıyorum; çünkü Emrah Şahan'a olan inancım tamdır" ifadelerini kullandı.
Savcının Hüseyin Bozkurt'un haraç iddiasına ilişkin kendisine bir şikayet gelip gelmediğini sorması üzerine Ekrem İmamoğlu, "Gelmedi. Hiçbir şekilde bana böyle bir şikayet ulaşmadı" yanıtını verdi.