Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • (TBMM) - Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Hasan Kaymak, "fon krizi" kapsamında yüksek tutarlı i...
  • • AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Tasfiyesine K...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

(TBMM) - Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Hasan Kaymak, "fon krizi" kapsamında yüksek tutarlı işlemlere ilişkin, "Bahsettiğiniz miktarlardaki işleme ilişkin en ufak bir iz yok" ifadelerini kullandı. Kaymak, MASAK'ın tüm mali işlemleri önceden denetlemesinin söz konusu olmadığını, kurumun yılda 600 binden fazla şüpheli işlem bildirimi aldığını aktararak, "Zaten o büyük rakamlarla işlem yapacak Türkiye'de kripto varlık hizmet sağlayıcısı da yok" dedi.

AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri yapılıyor.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail İlhan Hatipoğlu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Takasbank ve Borsa İstanbul (BIST) temsilcileri, kanun teklifine ilişkin milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı İsmail İlhan Hatipoğlu, fon dosyası kapsamında 29 farklı ülkeden 48 ayrı talepte bulunulduğunu bildirdi.

Hatipoğlu, "Toplam 278 gerçekleşen özel kişiye ilişkin onların hesapları, mal varlıkları; hem nakdi hem de işte kripto dahil her türlü varlıklarına ilişkin bilgi isteme taleplerinde bulunuldu. Adli istinabe yoluyla başsavcılıklarımızın sürece dahil olması konusunda başsavcılıklarımızla iletişim resmi olarak sağlandı. Başsavcılıklarımızla ilgili kurumların, ülkelerin yardımları ile oradaki varlıkların netleştirilmesi süreci sıkı bir şekilde takip ediliyor. Onun dışında süreç içerisinde sürece geldiğimiz her yerde, her ülkede bu suça karışmış olan herkesin her türlü mal varlığının tespiti ve ülkeye kazandırılmasına ilişkin çalışmalar kesintisiz devam ediyor" şeklinde konuştu.

MASAK: ŞÜPHELİ İŞLEMLERİN BİLDİRİMİ ESAS

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

MASAK Başkanı Hasan Kaymak, kurumun çalışma sisteminin 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında, yükümlülerin müşterilerini tanıması ve işlemlerini takip etmesi esasına dayandığını belirtti. Müşterinin işlem profilinden farklı hareketler veya yasa dışılık şüphesi görülmesi durumunda bildirim yapılmasının beklendiğini ifade eden Kaymak, bankaların ve aracı kurumların işlemleri olağan kabul etmeleri halinde bildirimde bulunmayabildiğini söyledi.

MASAK'ın denetimler sırasında bildirilmesi gereken işlemlerin bildirilmediğini tespit etmesi halinde cezai uygulamalar yaptığını kaydeden Kaymak, tüm mali işlemlerin kurumun denetiminden geçmesinin söz konusu olmadığını belirtti. Kaymak, şöyle konuştu:

"Diğer taraftan şöyle bir yanlış anlama var anladığımız kadarıyla: Ne çapta olursa olsun mali işlemlerin Mali Suçlar Araştırma Kurulunun denetiminden geçmesi diye bir durum söz konusu değil, hiçbir şekilde söz konusu değil. Nihayetinde eğer bir şüpheli işlem bildirimi ve erteleme talebi yok ise Mali Suçlar Araştırma Kuruluna gelen bilgiler zaten en erkeni 2 günde geliyor, bankacılık işlemi, işlem kayıtları dahil. 'Bir işlem yapılmadan önce biz bir de Mali Suçlar Araştırma Kuruluna soralım. Burada bir şey olabilir mi, var mı yok mu diye araştırsın, öyle gerçekleştirelim' şeklinde bir uygulama kanunda öngörülmüş değil."

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

"BAHSEDİLEN MİKTARLARDAKİ İŞLEMLERE İLİŞKİN EN UFAK İZ YOK"

Kaymak, MASAK'ın açık kaynaklardan elde edilen bilgiler doğrultusunda diğer kurumlardan bilgi talep edebildiğini, ancak bankaların ve aracı kurumların işlemleri olağan kabul etmesi durumunda bunların bildirilmemesinin mümkün olduğunu söyledi.  Bazı işlemlerin kayda girmeyebildiğini ve kripto varlıkların soğuk cüzdanlara aktarılması gibi hareketlerin izlenmesinin mümkün olmayabildiğini de ifade eden Kaymak, yüksek tutarlı işlemlerle ilgili olarak şunları söyledi:

"Bahsettiğiniz miktarlardaki işleme ilişkin en ufak bir iz yok. Zaten o büyük rakamlarla işlem yapacak Türkiye'de kripto varlık hizmet sağlayıcısı da yok. Yani bunu belki yurt dışındaki bir hesaptan benim yurt dışındaki başka hesaba bir şekilde bilgisayar üzerinden, flaş üzerinden bir soğuk cüzdana bu şekilde aktarmış da olabilir. Biz tabii ki yurt dışı merkezli olan kripto varlık hizmet sağlayıcılarını da tekrar tekrar uyarıyoruz: 'Böyle bir işlem var mı, başarıyla tamamlandı mı, yapılmadı mı?' diye. İşlem yapılmadan mümkün değil, bunu talep etmek mümkün değil. Senede 600 binden fazla şüpheli işlem bildirimi alan bir kurumuz."

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Kaymak, mevzuatta yüksek riskli işlemlerin takip edilmesine ilişkin düzenleme bulunduğunu, ancak hangi işlemlerin yüksek riskli sayılacağının yükümlülerin kendi ölçekleri ve müşteri profilleri doğrultusunda belirlendiğini söyledi.

Kaymak, yurt dışındaki iştirakler arasında yapılan virmanlarla veya farklı yöntemlerle yüksek tutarlı değerlerin aktarılabileceğini belirterek, bütün bu işlemleri görmenin mümkün olmadığını söyledi. Kaymak, risk bazlı yaklaşım gereği her aracı kurumun kendi büyüklüğü ve müşteri profiline göre yüksek riskli işlemleri belirlemesi gerektiğini ifade etti. Kaymak, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bir firma yurt dışı iştirakini kurmuş ise, ikisi de menkul kıymet firması ise yapacağı bir virmanla pekala borsalar arasında değerlerini aktarıyor olabilir. İki kişiden birisi diğerinin cebine koyacağı bir flaşla yüksek miktarda değeri yurt dışına aktarabilir. Şimdi bunları görme imkanımız elbette yok.

Risk bazlı yaklaşımı uygulama taahhüdümüz var bizim. Her aracı firma kendi büyüklüğüne ve kendi müşteri profiline göre kimlerin yüksek riskli olduğunu belirler ve bunu Başkanlığa bildirir. Bu 400 milyarlık hareketlerin nasıl bir kompozisyonda olduğu konusunda bir bilgimiz yok, toplam birtakım iddialar var. Biz bunları araştırdığımız zaman büyük çaplı hareketleri göremiyoruz, sistemin her tarafına baktık. Bu işlemin farklı yöntemleri var. Karşımızda esasında günde muhtemelen ithalatla alakalı on binlerce, uluslararası kredi finansman ilişkileri bağlamında yüz binlerce her gün yapılan işlem var Merkez Bankamızdan, diğer bankalarımızdan geçen kendi ürünleri çerçevesinde."

SPK: 131 FONUN TASFİYESİNE KARAR VERİLİYOR

SPK İkinci Başkanı Ahmet Aksu, serbest fonlardaki yoğunlaşmanın geçen yıl artmaya başladığını ve olağan dışı işlemlerin tespit edilmesinin ardından düzenleme çalışmalarına geçildiğini söyledi. Aksu, Hazine ve Maliye Bakanı'nın açıklamaları ile Finansal İstikrar Komitesi'nde alınan kararlar doğrultusunda SPK'ye görev verildiğini, bu kapsamda nitelikli yatırımcı tabanının 1 milyon liradan 10 milyon liraya çıkarıldığını ve fon rehberi çalışmalarının başlatıldığını belirtti.

Bazı fonların temerrüde düşmesi halinde diğer fonların yatırımcılarının etkilenmemesi için TEFAS altyapısında iyileştirmeler yapıldığını aktaran Aksu, SPK tarafından 17 Haziran'da TEFAS uygulama esaslarının hazırlandığını, serbest fonlardaki gayrimenkul ve diğer varlıkların değerlemesine ilişkin düzenlemeler yapıldığını, rehber taslağının ise 29 Ağustos'ta kamuoyuna duyurulduğunu kaydetti.

Aksu, rehberin bütün fonları kapsadığını ve tasfiyeye alınan fonların tüm fonların yaklaşık yüzde 4,5'ine denk geldiğini yineledi. Bazı fonlarda temerrüt veya temerrüt riski görülmesi üzerine, rehbere uyum için belirlenen sürelerin dolması beklenmeden 17 Eylül itibarıyla 131 fonun tasfiyesine karar verildiğini söyledi.

Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıcı, TLY fonuna ilişkin açıklamasında, aracı kurumların Takasbank'taki ortaklık yapısına değindi. Arıcı, Takasbank'ın 1992 yılında anonim şirket olarak oluşturulması sırasında aracı kurumların yüzde 19 hisseyle ortaklık yapısına dahil olduğunu, aracı kurumların yüzde 5'i geçmemek üzere hisse sahibi olabildiğini dile getirdi. Arıcı, Murat Taci ve Murat Onuk'un da bu kapsamda Takasbank'ta görev aldığını söyledi.

TLY fonunun 7 Temmuz 2025'e kadar kapalı fon olarak işlem gördüğünü belirten Arıcı, 1 Mart 2024 tarihli SPK tebliğine göre portföy yönetim şirketlerinin izahname değişikliğiyle kapalı fonlarını açık fona dönüştürebildiğini anımsattı. Arıcı, Tera Portföy'ün 7 Temmuz 2025'te Takasbank'a başvuruda bulunduğunu ve aynı gün izahname değişikliğine ilişkin KAP bildirimi yaptığını söyledi.

Arıcı, Takasbank'ın KAP'taki bildirimi esas alarak fonu TEFAS'a açtığını, SPK'nin 1 Ağustos 2025'te izahname değişikliğinin doğru olmadığı yönündeki bildiriminin ardından fonun alım işlemlerini durdurduğunu ve 6 Ağustos'ta SPK onayıyla yeniden açıldığını söyleyerek, "Biz KAP'ı baz alıyoruz" dedi.

BIST Genel Müdürü Korkmaz Ergün ise, kurumun fonlarla ilgili bildirimlerini SPK'ye yaptığını bildirerek, "Biz borsa olarak bildirimlerimizi hem SPK'ye yaptık hem de KAP'ta açıkladık. Dolayısıyla bu konuda üzerimize düşeni yapmış olduk" ifadelerini kullandı.

BDDK: İKTİSAT KATILIM BANKASI FAALİYETE BAŞLAMADI

BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu, banka izinlerinin başvuru üzerine bankaların ortakları, bağlı oldukları gruplar ve yurt dışı bağlantıları dahil olmak üzere ilgili kamu kurumlarından yazılı bilgi alınarak değerlendirildiğini söyledi. Kavcıoğlu, kurumlardan gelen bilgiler doğrultusunda dosyanın oluşturulduğunu ve Kurulun bu dosya üzerinden karar verdiğini kaydetti.

Kavcıoğlu, Tera ve Destek gruplarının finansman alanındaki geçmişine değinerek, söz konusu bankalara ilişkin onayların 2021 ve 2022 yıllarında verildiğini, faktoring şirketlerinin ise daha eski tarihlerden itibaren faaliyet gösterdiğini anlattı.

İktisat Katılım Bankası'nın sahibi olan grubun portföy şirketinin, banka onayının verildiği Aralık 2024'te yeni kurulduğunu ve işlem hacminin düşük olduğunu aktaran Kavcıoğlu, bir grubun portföy şirketine sahip olmasının tek başına banka izni verilmesine engel olmadığını söyledi. Kavcıoğlu, 2026 yılında faaliyet izni aşamasına gelindiğinde fonlardaki gelişmeler nedeniyle bankanın faaliyete başlama izninin bekletildiğini ifade etti. Kavcıoğlu, şöyle konuştu:

"Daha sonra son aşamasında biz 3/8'de banka faaliyete başlamak istediğinde biz faaliyet izni vermedik. Başvurusu 8'inci ayın 3'üdür, daha bu işlemler başlamamıştır. Dolayısıyla biz orada fonlardaki gelişmeleri görünce, nasıl sonuçlanacağını veya şey yaparak orada tedbiren biz banka iznini beklettik, vermedik. Dolayısıyla İktisat Katılım Bankası faaliyete başlamış ya da işlem yapmış bir banka değil. Tamamen kuruluş aşamasında faaliyet döngülerini tamamlamış ama faaliyet esasına başlamamış bir bankadır. Dolayısıyla orada herhangi bir kamu riski ya da bir risk ya da bir şey anlamında sıkıntı söz konusu değildir."

"DEVİRLER, FON YATIRIMCILARINA KAYNAK SAĞLAYABİLİR"

Kavcıoğlu, Tera, Destek ve Hedef gruplarına ilişkin banka ve faktoring şirketlerinin devrine de değindi. Bu şirketlerin varlık ve yükümlülük dengelerinin pozitif olduğunu belirten Kavcıoğlu, şirketlerin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildiğini söyledi. Faktoring şirketlerinin tasfiyeye alınabileceğini, ancak ekonomik değerlerinin korunması ve fon yatırımcılarının zararlarının karşılanmasına katkı sağlayabilmesi amacıyla devir yolunun tercih edildiğini ifade etti.

Grubun borçları çıkarıldıktan sonra banka ve faktoring şirketlerinin bilanço yapısının pozitif olduğunu kaydeden Kavcıoğlu, söz konusu devirlerin fon yatırımcılarına kaynak sağlayabileceğini kaydetti. Bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmesinde ise devredilen bankaların sektördeki payının düşük olduğunu ve yapılan stres testlerinde dikkate değer bir olumsuz etki görülmediğini söyledi.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.