Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • ANTALYA'nın Konyaaltı ilçesinde kalker ocağı faaliyetleri nedeniyle gündeme gelen bölgede yeni keşfedilen mağa...
  • • Konyaaltı ilçesinde açık ocak işletmeciliği ve delme-patlatma yönteminin öngörüldüğü kalker ocağı ruhsat sahas...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

ANTALYA'nın Konyaaltı ilçesinde kalker ocağı faaliyetleri nedeniyle gündeme gelen bölgede yeni keşfedilen mağaranın yakınındaki Geç Roma dönemine ait zeytinyağı işliği ve duvar kalıntıları tescil edilerek, koruma altına alındı.

Konyaaltı ilçesinde açık ocak işletmeciliği ve delme-patlatma yönteminin öngörüldüğü kalker ocağı ruhsat sahasının sınırında keşfedilen mağara, bölgedeki doğal ve tarihi varlıkların korunması tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Orman dokusunun, mağaranın ve yakınındaki arkeolojik kalıntıların faaliyetlerden zarar görebileceği yönündeki uyarıların ardından, eski Antalya Valiliği Kültür Varlıkları Birim Sorumlusu restorasyon uzmanı Cemil Karabayram, mağaranın korunması için Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne, tarihi kalıntılar için de Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'na başvurdu. Yapılan incelemeler sonucunda zeytinyağı işliği ve duvar kalıntıları tescil edilirken, mağaraya ilişkin değerlendirmede bölgenin arkeolojik özelliklerinin de dikkate alınması kararlaştırıldı.

Karabayram, Hisarçandır Mahallesi'nde orman mülkiyetindeki 21922 ada 1 parselde bulunan mağaranın koruma altına alınması amacıyla 23 Haziran tarihinde Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne dilekçe verdi. Mağaranın çevresindeki tarihi kalıntıların korunması için de Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'na ayrı başvuru başarıyla tamamlandı. Doğal oluşum ile arkeolojik kalıntılara yönelik talepler, iki farklı koruma biriminin değerlendirmesine konu oldu. İl Müdürlüğü'nün 27 Temmuz tarihli yazısında, mağaranın korunması talebinin Karabayram'ın dilekçesi üzerine Antalya 1 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'nda ele alındığı özellikle kayıtlara geçti.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Antalya 1 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu, mağaraya ilişkin ön inceleme raporu ile 9 Temmuz tarihli inceleme raporunu değerlendirdi. Komisyonun 23 Temmuz tarih ve 1493 sayılı kararında, mağaranın bulunduğu alan ve yakın çevresinde çok sayıda tescilli arkeolojik sit alanı bulunduğuna dikkat çekildi. Bölgenin antik dönemlerden bugüne yoğun kültürel kullanıma sahne olduğu belirtilerek, mağara içerisinde veya çevresinde henüz tespit edilmemiş taşınır ya da taşınmaz kültür varlıkları bulunabileceği kaydedildi. Kültürel mirasın korunmasını sağlamak amacıyla öncelikle Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün görüşünün alınmasına oy birliğiyle karar verildi.

Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 25 Eylül tarih ve 22794 sayılı kararıyla, Hisarçandır Mahallesi'ndeki 21922 ada 1 parselde bulunan zeytinyağı işliği ve duvar kalıntıları tescil edildi. Kültür varlıklarını koruma envanterinde Geç Roma dönemine tarihlendirilen kalıntılar, birinci grup taşınmaz kültür varlığı olarak kaydedildi. Hazine mülkiyetindeki ormanlık alanda bulunan kalıntıların koruma alanı da koordinatlarıyla birlikte harita üzerinde belirlendi. Böylece kalker ocağı faaliyetleri nedeniyle zarar görmesinden endişe edilen tarihi kalıntıların korunmasına yönelik resmi sınırlar oluşturuldu.

Hazırlanan envanter fişinde, ormanlık alan içerisinde ana kayaya oyulmuş yuvarlak biçimli havuzu bulunan bir zeytinyağı işliğinin tespit edildiği özellikle kayıtlara geçti. Zeytinlerin ezildiği bölümün tahribata uğradığı, ana kaya üzerinde farklı biçimlerde oyuklar bulunduğu kaydedildi. İşliğe entegre olduğu düşünülen, kayaya oyulmuş ahşap hatıl yuvası (kirişlerin oturtulduğu, taş duvar örgüsü içerisinde özel olarak bırakılan yuva) ile çevresinde kuru örgü tekniğiyle yapılmış duvar kalıntılarına rastlandı. İncelemede, duvarların günümüze temel seviyesinde ulaştığı ve zeytinyağı işliğinin de tahribata uğradığı belirlendi.

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Kurul Müdürlüğü'nün 29 Eylül tarihli yazısı ile tescil kararı, ilgili kurumlara gönderildi. Koruma alanında tamamen veya kısmen kalan taşınmazların kadastral bilgilerinin, alan içerisinde kalan bölümlerinin büyüklükleriyle birlikte iletilmesi istendi. Bu işlemlerin ardından tapu kütüğünün beyanlar hanesine birinci grup koruma alanı şerhi konulması ve kararın maliklere tebliğ edilmesi gerektiği özellikle kayıtlara geçti. Tescil ve koruma sınırlarının belirlenmesiyle, tarihi kalıntılara zarar verebilecek müdahalelerin önlenmesine yönelik koruma işlemleri somutlaştırıldı.

Bölgede Türkiye Mağaracılık Federasyonu'ndan mağaracılar ve yerel çevre gönüllülerinin yaptığı ilk inişte, yeni mağaranın yaklaşık 14 metrelik dikey inişle başladığı, içerisinde damlataş oluşumları, sarkıtlar, odacıklar ve devam eden galeriler bulunduğu görüldü. Geyikbayırı Yaşam Platformu, mağaranın kalker ocağı ruhsat sahasının hemen sınırında bulunmasının risk yarattığını belirterek, mağara, çevresindeki orman dokusu, antik çiftlik ve yol kalıntılarının birlikte değerlendirilmesini istedi. Tarihi kalıntıların tesciliyle çevredeki kültür varlıkları için koruma kararı alınırken, mağaraya ilişkin süreçte de doğal ve arkeolojik değerlerin birlikte ele alınması yönünde karar verildi.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.